Skip to content

Mutfaktan Sofraya Hikayeler 2 ve Düğün Çorbası

01 Mart 2011

 

Bir önceki yazımda mutfaktan sofraya tüm eşyaların kendilerine göre hikayeleri ve hatta modaları olduğundan bahsetmiştim. Zaman içinde bu köşemizde her birinin hikayesine yer vereceğimizden de söz etmiştim. Gelgelelim bu yazım yayınlanır yayınlanmaz mutfağımda bir hareketlilik başladı. Her köşeden sesler geliyor, bütün mutfak eşyalarım, buzdolabım, fırınım, tüm tabak çanak, çekmecelerdeki masa örtüleri ve tüm diğer aletler yazı dizimizde sıra kapmak için tartışıyorlar. Önce ben, yok hayır ben diye birbirlerini itip kakıyorlar. Oysa haberleri yok ki ben çoktan bir kura çektim: “Tabak Takımları”

70’lerde seramik tabak takımları yeni yeni vitrinlere çıkmıştı. Eczacıbaşı ve Gorbon Işıl fabrikalarının ürettiği bu seramik takımlar yavaş yavaş büfelerde yerlerini almaya başlamıştı. Ben evlendiğimde de ilk tabak takımım eşimin patronlarından hediye olarak gelen seramik bir takımdı; kahverengi ve mat. Oldukça fazla parçalı bu takımı misafir ağırlamakta kullanacaktım. Günlük olarak da bugünlerde yine vitrinlerde boy göstermeye başlayan  melaminler ve  yurt dışından kaçak gelmiş kırılmaz  pyrex tabaklar vardı.

 

İlk kez yemek misafiri ağırladığım güne kadar her şey yolundaydı. Heyecanla ve özenle öğrendiğim yemekleri yaptım, masaya krem rengi rahibe işi en ağır örtümü serdikten sonra kahverengi seramik takımlarımla soframı hazırladım. Sıra yemekleri servis yapmaya geldiğinde ilk şoku yaşadım.Yemeklerin tabaklarımla uyumu inanılmazdı(!)…

Acemilikten yeşil mercimekle yaptığım (kahverengi) süzme mercimek çorbası , (kahverengi) mantar soslu bonfile ve (kahverengi) zeytinyağlı barbunya tabaklarımın rengiyle o kadar birebirdi ki garnitür olarak yaptığım pilav ve salata olmasa masada yemekleri görmek mümkün olmayacaktı.

O geceden sonra, tabaklarımı değiştiremeyeceğime göre misafir menümü değiştirmeye karar verdim. Yeni menümde düğün çorbası,(bugün tarifini veriyorum) beşamel soslu tavuk, yoğurtlu ıspanak gibi tabakta görülecek yemekler yer aldı. Yıllar sonra ilk porselen takımıma sahip olduğumda bembeyaz tabakların içindeki rengârenk çiçek desenleri uyum konusunda beni çok rahatsız etmedi.

  

 Ancak itiraf etmeliyim ki 90’ların sonunda edindiğim düz krem rengi modern tabaklarımla beraber mutfağımla sofralarım arasında tam bir uyum sağlanmış oldu. Büfeme bir de Kütahya Porselen’den zaman zaman aldığım yeşil, turuncu, mor renklerdeki tabakları da ekleyince değmeyin keyfime…

Tabağa göre yemek yapma devri bitti!

Sırası geldikçe bu köşemizde tabaklar yine yer alacaklar.

Bu günlük sohbete ara verip daha önce söz ettiğim gibi size düğün çorbamın tarifini vermek istiyorum.

 

 

Düğün Çorbası

‘Düğünde de çorba olur muymuş?’ Dediğinizi duyar gibiyim. Olurmuş! Hem de pek güzel olurmuş.

Eskiden, düğünün ertesi günü düğün evinde, uzaktan gelmiş olan eşe dosta sofra kurulurmuş. Bu sofraya yapılan çorba kuzu paçası ile yapılır ve o güne de paça günü denirmiş.  Ben evlenirken de paça günü yapılmıştı. Ancak ben o gün içtiğim çorbanın tadını pek hatırlamıyorum, çünkü geleneklere göre gelinin çorbayı içmemesi, nazlanması gerekiyormuş. Erkek ailesi altın takana kadar gelin bekler, bu arada da çorba soğurmuş!!! Buna benzer kim bilir kaç türlü gelenek vardır bu özel günle ilgili. Günümüzde paça yerine kuzu etiyle yapılan benzer bir çorbaya da düğün çorbası diyoruz. Ben izniniz olursa yalancı paça diyeceğim.

 

MALZEMELER:

 

2 Parça kuzu gerdan eti

1 adet kuru soğan

1 yumurta sarısı

2 çorba kaşığı limon suyu

2-3 çorba kaşığı silme un

Tuz, karabiber

1Kahve fincanı sirke

2 Diş sarımsak

Arzuya göre bir miktar tereyağı

YAPILIŞI:

Kuzu gerdan etini önce 15 dakika kadar tuzlu suda kanı çıkana kadar bekletiyoruz. Bir soğanla beraber etler kemiklerinden ayrılana kadar pişiriyoruz. (Normal bir tencerede önce 2 bardak su koyuyor daha sonra su azaldıkça sıcak su ekliyoruz. Eğer düdüklü tencere kullanıyorsak 1 su bardağı su yeterlidir. Bu durumda çıkan et suyu daha yoğun olacaktır.)

Etleri tencereden alıp kemiklerinden dikkatlice sıyırıyoruz ve elimizle ufak parçalara ayırıyoruz. Tencerede kalan suyu tel süzgeçten süzerek başka bir tencereye alıp üzerine toplam 1.250 gr. olana kadar su ekliyoruz. 2-3 çorba kaşığı unu yarım bardak soğuk suyla iyice erittikten sonra tencereye ilave ediyoruz. Şimdi tencerenin altını açıyor ve unlu suyu hızlıca karıştırarak et suyuna yediriyoruz. Artık etleri çorbaya katabiliriz. Çorbamız koyulaştıktan sonra ocağı kapatmadan hemen önce yumurta ve limonla terbiye ediyoruz.

İşte bu konuda çok dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü terbiye edelim derken çok terbiyesiz bir çorba da olabilir. Bu yüzden terbiye konusuna bir açıklık getirelim. Yumurta sarısını limon suyu ile bir kase içinde çatalla iyice çırpıyoruz ve sıcak çorbamızdan bir iki kaşık alarak çırpılmış yumurtamıza yavaşça katıyoruz. Tencerenin altını söndürüp terbiyeyi yavaş yavaş çorbamıza ilave ediyoruz. Sarmısaklı sirke ile servis yapabilirsiniz.Terbiyeli çorbayı bir daha ısıtmamanızı öneririm. Afiyet olsun.

Reklamlar
4 Yorum leave one →
  1. inci permalink
    01 Mart 2011 15:30

    Işılcım,

    Bizim kuşakta olup da Gorbon’un seramikleri için deli olmayan kimse var mıdır, bilmiyorum. Ben de evlenirken epey seramik edinmiştim. Ancak zaman içinde seramiklerin alaşımlarında zararlı metaller olabildiğine ve bunların en küçük kırık ya da çatlaktan yiyeceklere szıdığına dair hikayeler dinledikçe seramikten ürker oldum. Bu hikayeler ne kadar gerçektir, Allah bilir.
    Sofraları renklendirmek konusunda cam eşyadan da epey faydalanılabiliyor. Sen ne dersin?
    sevgiler

  2. 01 Mart 2011 09:47

    ben bu çorbayı biraz daha yalancı yapıp , et parçacıkları yerine kavrulmuş tel şehriye katarak benzer bir görüntü yakalıyorum etten hoşlanmayanlar deneyebilir.

Trackbacks

  1. BAYRAM HAZIRLIĞI « mutfak penceremden
  2. Küçük bir hatırlatma « mutfak penceremden

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: