Skip to content
Reklamlar

Susam Helvası/ Ballı susamlı çıtırlar

28 Ekim 2011

Neredeyse 30 yıl öncesine gideceğiz şimdi sizinle.

 Anneannem hayatta ve yine bir bayram arifesindeyiz. Evde bir telaş var ki sormayın. Henüz mutfağın bütün sorumluluğu onun sırtında ve 75 yaşına rağmen en zor yemek ve tatlıları yapmaktan vazgeçemeyen bu kadın en zor tatlılardan birini “ susam helva” sını yapmak için hazırlık yapıyor.

Yapılacak helva öyle az buz da olamaz, ne de olsa o zamanlar bayram sofraları da bayram ziyaretleri de kalabalık olurdu. Bir de özellikle güzel yaptığınız bir tatlınız veya yemeğiniz varsa, konukların gözleri hep mutfak kapısında olurdu. Bu yüzden miktarlar hep büyük tutulurdu. Günümüzde sadece şeker yakıp içine susam katılarak  yapılan çıtırlarla pek ilgisi olmadığını baştan söylemeliyim. Bal ve şeker oranı tam olacak, yalnıcaz susam konmayacak, içine bolca badem, fındık eklenecek. Mutfak pek büyük olmadığından bayağı zorluk çekerdi kadıncağız, çünkü bu tatlıyı hazırladığınız zaman soğumadan mermer tezgaha ya da büyük tepsilere dökmeniz ve hemen donmadan da kesmeniz gerekir. Bu durumlarda hepimiz yardıma koşardık  ki  tezgaha dökülen tatlı donmadan kesilebilsin. Tabii bir de bunun donduktan sonra tezgahtan ayrılması ve servis tabaklarına dizilmesi işi var ki orası en zor ama güzel tarafıdır. “ Bal tutan parmak yalar” atasözümüze uygun olarak pek de severek hallederdik bu işi evvel Allah.

Önce susamı geniş bir tencerede pembeleşene kadar kavuruyor, susam kendi yağını verdiğinden başka yağ gerekmiyor. Sabır isteyen bu iş bitip susamlar istediği rengi alınca susamları başka bir kaba alıyor tencereye bu defa balı döküyor ve ısıtmaya başlıyor, şekeri ilave ediyor ve balla birlikte kaynatıyor.. Bu arada başka bir tavada kabukları ayrılmış bademleri ve diğer yemişleri de hafifçe kavuruyor. Balın altını kısıyor, susam ve diğer malzemeleri balla buluşturuyor.5 dakika kadar beraberce karıştırdıktan sonra  ocağı kapatıyor ve işin zor kısmı başlıyor. Sıvı yağ ile yağlanmış mermer tezgahın üzerine tenceredeki karışımı döküyor. Dökülen tatlıyı ıslak spatulle düzlüyor. Helvanın kalınlığı en fazla yarım parmak kadar. İşte, bize sesleniyor:

Hadi kızlar helvayı kesmeye gelin” Henüz sıcak olan ve değdiniz mi elinize yapışan tatlıyı ıslak bir bıçak yardımıyla çabucak ve muntazam şekillere bölüyor ve soğuması için bırakıyor.

Eline sağlık Mehlika Sultan pek lezzetli olmuş doğrusu!

Tostoparlak vücudu, kısacık boyu ile bu işleri nasıl kotarırdı hala anlayamam. Onun yaptığı susam helvasının yerini doğrusu piyasada satılanlar hiçbir zaman alamaz. Bunca yıldır çok sevmemize rağmen bu helvayı ben sadece 2-3 kez yapabilmişimdir. Bugün de anneannemin aramızdan ayrılışının 20.yıldönümü hatırına bu helvayı yaptım ve tarifini de sizlerle paylaşmak istedim. Umarım bir hata yapmamışımdır da, bulunduğu mekanda ruhunu üzmemişimdir. Çocuklarınızın da çok seveceği bu çıtır helvayı denemenizi öneririm. Her zaman yazdığım gibi lütfen çocuklarınızı dışarıda satılan zararlı abur cuburlardan koruyunuz!

MALZEMELER:

Bu  tam ölçüdür, siz bunu istediğiniz oranda azaltabilirsiniz. Ben yarım ölçü yaptım ve sonuçta 60cm e 40cm. genişliğinde  bir  kağıdı kaplayacak kadar  helvam oldu. Arzu ederseniz yalnız fındık veya yalnız badem kullanabilirsiniz. Ya da sadece susamla yapar üzerlerini bademle süsleyebilirsiniz. O zaman susam miktarını arttırmak gerekir.

1 kg. susam          ( Nazilli’den geldi.)

1kg. bal                 (Nazilli’den geldi.)

1 kg. şeker

2 su bardağı tuzsuz badem (Datça’dan )

2 su bardağı tuzsuz fındık ( Kastamonu’dan)

 

Püf noktaları: Fotoğraflarda da görüldüğü gibi, susam helvamı mutfak tezgahı yerine yağlı kağıt veya silikon örtü üzerine dökmeyi tercih ettim. Bunun için ister yağlı kağıt ister silikon örtü olsun her ikisinin de üzerini hafifçe yağladığım kağıt havluyla sildim ki helvam kesinlikle yapışmasın . Her iki yöntem de çok başarılı oldu ve helva parçalarını hiç sorunsuz çıkartabildim.

Aslında baklava şeklinde kesilen bu helvayı ben  daha ufak parçalara bölerek ince çubuklar halinde kesmeyi tercih ediyorum.

Bir de serin ama kuru ortamda saklamak gerekir ki kıtırlar pek yumuşamasın.

 

Afiyet Olsun!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: