Skip to content
Reklamlar

Geçmiş Bayramlar Anısına Bir Anneanne Klasiği, Kıymalı Tavuk

22 Ekim 2012

Konuya nereden gireceğimi bir türlü kestiremiyorum ama, galiba en iyisi eskilere gidip, hem o günleri, hem de aile büyüklerini  anmak olacak. Çocukluğumdaki bayram yemekleri gerçekten unutulmaz anılarımın arasında, baş  köşededirler. Rahmetli anneannem çok uzun yıllar bizimle birlikte yaşadığı için bayramlarımız bütün ailenin bizim evde kurulan büyük yemek sofralarında şenlenirdi. Anneannem dört erkeğin arasında tek kız kardeş olduğundan mı, yoksa Almanya’da yaşayan dayım her bayram bizim eve  geldiğinden miydi, tam hatırlamıyorum, bayramlarda bütün büyük dayılar, yengeler, kuzenler ve yakın akraba bizde toplanılır, yenilir, içilirdi. Kurban bayramında, büyük dayımız sabah erken ailenin bütün kurbanlarının kesimini üstlenir, bütün gün etlerin hazırlanması ve dağıtımıyla uğraşırdı. Anneannem günler öncesi hazırlıklara başlar, tatlılar, börekler, zeytinyağlılarla dolapları doldururdu. O günlerde bizim mutfağın tüm yükü onun sırtındaydı. Ufacık boyuyla bütün bu işlerin altından nasıl kalkardı düşünüyorum da inanamıyorum. Yemek sofrası kurulur, en az on iki ila on altı kişi yemekleri siler süpürürdü. Daha yemek tabakları henüz boşalırken, anneannem hemen, herkesin tabaklarını toplayıverirdi. Acele tatlı tabakları, tatlılar ve meyve sofraya gelir, kendisiyse ortadan kaybolurdu. Uzun yıllar bu misafir önünden acele tabak kaldırma olayını çok yadırgamıştım ama, sonradan, o günlerde henüz bulaşık makinesi gibi bir lüks olmadığını düşününce ne kadar  da haklıymış diyorum. Hele ki bayram günü yemek sonrasında da gelip gidecek bir çok misafir olacağını da düşünürsek. Şimdi bunlar mazide kaldı. Bu kadar kalabalık sofralar artık pek nadir kuruluyor. Yemekleri eskisi kadar ağır yapmamaya, daha sağlıklı beslenmeye dikkat ediyoruz. Ama bütün bunlara rağmen eski yemeklerimizi de özlemiyor değiliz. İşte bugün tarifini vermeye çalışacağım yemek de onlardan biri. Eskiden hem Ramazan hem de Kurban Bayramlarında sofralarımızdan eksik olmayan  bu yemeği, bugün yılda ancak  bir kez  yapıp, anneannemi de anıyoruz.

Yapılışı epey el oyalayan, ancak tadına doyum olmayan bu aile geleneği yemeği bu satırlara taşımaktan, anneannemi  ve bütün kaybettiğimiz aile büyüklerimizi bu sebeple anmaktan huzur duyuyorum.

Girişi çok uzun olan yemeğimizin yapılışı da bir o kadar uzun ve oldukça masraflı ama bence bir kez olsun denemeye değer.

MALZEMELER:

8 kişi için

1 adet tavuk veya arzu edilen *tavuk parçaları/ but veya göğüs

600 gr. dana kıyma /2 veya 3 kez çekilmiş olmalı

250 gr. kadar bayat ekmek içi

1 çay fincanı iç ceviz

½ çay fincanı iç badem

1 tatlı kaşığı dolusu tarçın

1 tatlı kaşığı dolusu karabiber

Arzuya göre biraz kuş üzümü  de eklenebilir.

Tuz

Tavuğu haşlarken ben bir adet kuru soğan da kullanıyorum.

YAPILIŞI:

-Parçalanmış tavuğu çelik tencerede önce alt üst çevirmek  suretiyle hafifçe pembeleştirdikten sonra bir bütün soğan tuz ve karabiber ve 2 su bardağı ılık su ekleyerek kısık ateşte pişiriyoruz. Piştikten sonra suyunu yemekte kullanmak üzere ayırıyoruz. Çıkan bu tavuk suyu özdür ve 2-3 bardak daha su ile sulandırılabilir.

– Kıymamızı kuru kuru kavuruyoruz. Tane tane dökülebilecek gibi olmalı.

– Ayrı bir tavada ufak çekilmiş kuru ekmek içlerini bir kaşık kadar sıvı yağda kuru kuru kızartıyoruz.

-Bu arada cevizleri ağıza gelecek irilikte dövüyoruz. Bademler hafifçe kavrulmalı ve bütün kalmalı.

– Kavrulmuş kıyma ve ekmeği birbirine katıp, ( anneannem bu safhada kıyma ve ekmeği et makinesinden  çekerdi) içine ılık tavuk suyundan yavaş yavaş katıp ekmeğin kıyma suyuyla özlenmesini sağlıyoruz. Yaklaşık 3 su bardağı tavuk suyu koyacağız. Ardından badem, ceviz, tuz karabiber, tarçın ve arzuya göre üzümü ekliyoruz.

– Geniş ve yayvan bir fırın kabına /tepsi de olabilir, kıymamızı yerleştiriyoruz.

– Üzerine iri parçalar halinde tavukları yerleştiriyoruz.

– 180 dereceye ısıtılmış fırında tavukların üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Eğer bu arada kıymanın çok kuruduğunu hissedersek azar azar tavuk suyu ekleyebiliriz. Ancak  bu safhada yemeğin çok fazla ıslak olmaması gerektiğini de hatırlatmalıyım. Fotoğraftaki görüntüden de anlaşılacaktır.

– Bu yemeğin yanına tereyağlı beyaz pilav olmazsa olmaz.

Afiyet Olsun!

*Tavuk konusunda lütfen dikkatli, olalım ve mümkünse yürüyen tavuk diye bilinen köy tavuklarını tercih edelim. Bu  konu çok hassas bir konu. Lütfen özellikle küçük çocuklarımızı  sanayi tavuklarından uzak tutalım.

Reklamlar
4 Yorum leave one →
  1. 18 Kasım 2012 20:10

    Merhaba. Anane yemekleri gibisi bulunmaz hem de unutulmaz. Çok güzel anlatmışsınız hikayesiyle beraber tarifini… Teşekkürler.
    Sevgiler.

  2. Deniz permalink
    22 Ekim 2012 09:57

    bu sefer tadımlık yedim doyamadım, ben de yapsam iyi olacak ama bayrama gelecek misafirim yok.

  3. Nurdan Pak permalink
    22 Ekim 2012 09:18

    Hikayesi de kendisi de çok güzel bir yemek, bayram tatili sonrası mutlaka deneyeceğim, sevgiler, iyi bayramlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: