Skip to content

Bayrama Hazırlık: Bayram Kebabı

11 Ekim 2013

1-DSC_3750

Bakıyorum yine telaşınız var. Bayram haftası telaş haftası değil mi? Sanıyorum pek çok evde artık bayram hazırlığı bavulhazırlığına dönmüş durumda. Bu biraz da bayramların artık bahara ve yaza rastlamasıyla ilgili, biraz da özellikle büyükşehirlerde çalışan kesimin şehrin patırtısından, trafiğinden uzaklaşma ihtiyacıyla. Açıkçası hele hele İstanbul’da bayram ziyareti yapmak için saatlerce trafikte kalındığını düşününce İstanbul’dan kaçanlara hak vermemek elde değil.

Ama bu demek değil ki ,bayram geleneklerimizi uygulamıyoruz. Tabii bunların yeri ayrı.

Şimdi gelelim “kurban bayramı” na. Kurban keselim mi, kesmeyelim mi? Kesip muhtaçları mı doyuralım yoksa kesmeyip bu parayı eğitim masraflarını karşılayamayan ihtiyaç sahibi öğrencilere mi bağışlayalım. Bu konuda herkes serbest ama bağış konusu bana biraz ağır basıyor artık. Zaten ülkemizde hayvancılık dibe vurmuş durumda. Neredeyse ithal kurbanlık alacağız, belki de alıyoruzdur. Şimdi bayram öncesi yine bu konulara dalıp başınızı şişirmeyeceğim ve bizim evin eski bayramlarından bir tarifle anneannemin bayram kebabını tarif edeceğim.Tarif yazmazdı kendisi Allah rahmet eylesin.Bu yüzden ben de çok seyrek de olsa anılarımda kalan damak tadıma uyarak bu yemeği pişiriyorum. O kadar ki çocuklarım da anılarda kalmış unutulmaya yüz tutmuş bir tat olarak dillendiriyorlar bayram kebabımızı.

Neler Kullanıyorum?

Bir adet kemiği temizlenmiş,ufak kuşbaşı kesilmiş  kol kürek veya but ( koyun eti, normalde kurban eti) Yaklaşık 1.250 gr kadar

Eskiden kurban kesilince,parçalanıp  dağıtılmadan hemen evvel bu et ev halkına yetecek kadar  ayrılır ve o akşam bayram kebabı olarak  sofraya gelirdi.

250 gr koyun ciğeri kuşbaşı kesilmiş

2 adet koyun böbreği yatağından ayrılmış kuşbaşı kesilmiş

tuz,karabiber, tarçın,( herbirinden ikişer tatlı kaşığı kadar)

2 çorba kaşığı tereyağı/BEN ZEYTİNYAĞI KULLANIYORUM

Dereotu

Nasıl Yapıyorum?

1-DSC_3710

Temizlenmiş küp kesilmiş etleri iyice yıkayıp biraz tuzlu suda bekletiyorum ki kanı çıksın. Sonra miktarına göre ya derin bir tencerede ya da derin bir tavada tereyağı/( ben zeytinyağı tercih ediyorum)ekleyerek ağır ağır pembeleştirmeye başlıyorum,ciğer ve böbreği de ekliyor, biraz daha döndürdükten sonra tenceremin kapağını kapatıyorum ve etleri kendi buharında pişmeye bırakıyorum. Ancak ateş çok kısık olmalı ve ara sıra suyunu kontrol etmeli. Eğer suyunu çekmiş ve pişmemişse muhakkak sıcak olmak şartıyla bir miktar su veya et suyu eklemeli.Et piştikten sonra  tuzunu karabiber ve tarçını ekliyorum. Üzerine dereotu serpeleyip pilav yanında servis yapıyorum.

Ben artık işin kolayını bu işi düdüklüde yaparak buldum. Böylece zaman ve enerji tasarrufu da yapmış oluyorum. Düdüklüde  eti hafif döndürünce üzerine sıcak olmak şartıyla bir buçuk  su bardağı su ekliyorum.En son  et piştikten sonra  tuz, karabiber ve bolca tarçın ekliyorum.

1-DSC_3765

Reklamlar
No comments yet

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: