İçeriğe geç
Reklamlar

Eyvah! Mutfağıma bir şeyler oldu.

09 Şubat 2019

Oldu işte sonunda olanlar oldu… Mutfağıma bir şeyler oldu. On yıl önce tam buğday ve ekşi maya hayatımıza girip alışıldık sofra ekmeğimizi  kenara ötelemişti. Aman sağlıklı beslenelim, kepeği ruşeymi alınmamış has buğdaydan kendi ürettiğimiz mayayla ev ekmeği yapalım diye kolları sıvamışken karşımıza şu gluten denen illet çıkmaz mı… Yollardır pirince hayır bulgura evet diyen biz değildik sanki. Buğday  ve diğer tüm tahıllar bir anda öööö kaka oluverdiler. Bakmayın dalga geçer gibi yazdığıma; mutfağım kısa zamanda o kadar değişikliğe uğradı ki bazen kendi kendimle bile dalga geçmekten keyf alıyorum. Bir tür nefes almak benimki…

Ne diyordum, evet tahılları kaldırdık. Zira ne olursa olsun gluten denen şu zararlı madde (adı üzerinde glu) yapışkan bir şey. Ve çapraz bulaşma yoluyla bütün tahıllara ve dolaylı olarak daha birçok gıdaya ulaşıveriyor. Konu çok geniş ve detaylı. Yazanı da çok. Bu yüzden fazla ahkam kesmeden mutfağımdaki diğer değişikliklere geçeyim. Şu hep sözünü ettiğim on yıl var ya hah işte o on yıl önce tavuk yemekten vaz geçmiştik, hala da yemeyiz, artık kırmızı eti de minimuma indirdik. ( Ara sıra Viyana usulü Schnitzel yapıyorum hala, o kadar da değil canım) Ege’ de olmanın avantajı, balığa ve sebzeye ağırlık verdik vermesine de onlar da masum mu diyeceksiniz. Hiç biri değil. Galiba biz de mutasyon geçirmek zorunda kalacağız bu gidişle. İlaçsız tarla, temiz gıda kaldı mı dediğinizi duyuyorum.

Aklımıza hayalimize gelmeyen alternatifler mutfağımızı istila ettiler. Şimdi ekmeğimizin içinde buğday ve benzeri tahıllar yerine bakın neler var.  Karabuğday unu,( adı buğday ama kendi değil) kuru fasulye unu, pirinç unu, mısır unu( o da GDOsuz olacak ) bezelye unu, mercimek unu, nohut unu, kinoa, badem unu, keçiboynuzu unu ve chia tohumu. Sonuçta yapılan ekmek mi ekmek. Lezzetli mi lezzetli sayılır. Yani değişim sadece mutfakta değil büyük ölçüde damak tadımızda. Tam glutensiz beslenmeye alışırken şimdi bir de lektin olayı çıktı. Bu da derin bir konu ve beni aşar. Bildiğim; kuru bakliyatın en az 2 gün suyu değişerek bekletildikten sonra pişirilirek yenmesi gerektiği. .

Şeker kavanozu yerini pekmezle hurmaya bırakalı çok oldu  da onun osu, bunu busu derken mutfağımın başı döndü. İnsanoğlu bu her şeye alışıyor da mutfaklar öyle mi… Yıllardır, baştacı ettiğimiz halis tereyağının yerine göz dikti mi ghee yağı yani öz Türkçe diyecek olursak eskilerin sade yağı. Şimdilerde zeytinyağı da sadece soğuk olarak tüketilecek diye bir söylem var ki bunu bizim mutfak bakalım nasıl karşılayacak.

Laf uzadı tarife yer kalmadı.

Amacım size yarın tahılsız bir ekmek ve de tahılsız bir kurabiye tarif etmek. Yarına kadar sabır dostlar.

 

Reklamlar
No comments yet

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: