Skip to content
Reklamlar

Mikro Herküller

30 Temmuz 2015

1-filizlergenel

 

“Fasulye, nohut, mercimek gibi baklagilleri pişirmeden önce neden suya yatırdığımızı biliyor muydunuz? Evet, aynen ben de birçoğunuz gibi kolayca pişsinler diye biliyordum. Meğer bambaşka bir sebebi varmış efendim. Meğer bu tür bakliyat ve ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler suda bekletildiklerinde özlerine dönerler ve ancak o zaman bize yararlı olurlar” mış. Bu önemli bilgiyi dün sabahki konuğum Gökçe Ayça Gündüz’ den öğrendim. Yıllarca reklam sektörüne hizmet ettikten sonra kendi markası olan Doğaçlama’yı yaratan Gökçe Hanım dün sabah elinde bir paket tazecik filizle ziyaretime geldi. Bezelye, buğday, yeşil mercimek ve maş fasulyesi filizlerini açtık, masaya geçtik, atıştırmaya başladık; yani ben atıştırdım, Gökçe Hanım sorularımı cevapladı. Sohbet ilerledikçe aramızdaki “hanım “sözcüğünü kaldırdık ve kırk yıllık tanışlar gibi konuşmaya devam ettik. Konu sağlıklı beslenme olunca, üstelik pek çok ortak ilgi alanımız olduğunu anlayınca sohbet iyice derinleşti; konumuz sevgili Gökçe’nin  mikro herküller diye adlandırdığı filizlerin dışına taştı. Hep diyorum ya; hayat nerede olursanız olun benzer konuları konuşabileceğiniz kişileri karşınıza çıkartıyor. Buna artık tesadüf demiyoruz…

1-20150729_104403

Gelelim şu mikro Herküller’in yararlarına soframıza nasıl gelebildiklerine ve Gökçe’nin hedeflerine…

Hepimiz ilkokuldayken en az bir kez olsun pamuk altında fasulye çimlendirmişizdir. Her gün sulanan fasulyeler bir iki gün içinde pamuğu delip yeşil filizlerini dışarı gönderirlerdi ya işte sistem aynen böyle işliyor. Elli gram nohuttan yaklaşık yüz elli gram nohut filizi elde etmek mümkün oluyormuş. Yani bir tabak filiz elde etmek için azıcık bakliyat veya buğday yeterliymiş. Şimdi diyeceksiniz ki bir tabak pastırmalı kuru fasulye dururken ne diye fasulyenin filizini yiyelim. Bunu da sordum tabii. İşte Gökçe’nin ağzından cevabı:

“Öncelikle, filiz olunca fasulyenin, nohutun o beklenmedik “gaz” etkisini karnınızda yaşamak zorunda değilsiniz. Midenizi yormadıkları için rahatlıkla yiyebiliyorsunuz. Kendi kendilerini sindirebilecek ve vücuda ihtiyacı olan dinlenmeyi sağlayan canlandırıcı enzimlere sahipler. Bakın bu önemli, çünkü normalde vücudumuz enerjisinin %60’ını gıdaları işlemeye harcıyor. Filiz yediğimizde ise sindirmek ile uğraşmak zorunda kalmıyor, böylece hastalıkları önlemek gibi daha önemli şeylerle ilgilenmek için serbest kalıyor. Çiğ besinlerin böyle bir artısı var. En basitinden sizi tok tutuyor, iyi hissettiriyor ve canınızın olur olmaz şeyler çekmesini engelliyorlar. İyileştirici güçleri var. Sindirimsel vazifeleri hafifletiyorlar.

 Ayrıca filizler et kadar protein içeriyorlar. Düşük yağlı, yüksek lifli ve kolestrolsüz yüksek protein içerikleri ile ete, tavuğa, balığa da alternatifler. Vejetaryen beslenenler içinse bulunmaz nimet…

 İstemesek de günümüzde “asidik” bir hayat sürüyoruz. Vücudumuzun “alkali” beslenmeyle dengeyi bulması gerekiyor ve filizler de alkali besinler.”

1-organik bugday filizi

Buğday filizi

    

  • Kendi kendilerini sindiren enzimlere sahip olduklarından kolay hazmedilirler, gaz yapmazlar.
  • Ete yakın miktarda protein içerirler.
  • Canlı olduklarından besin değerleri yüksektir.
  • Kuru bakliyat ve tahıl hallerine göre vitamin, antioksidan ve enzim değerleri %800’e kadar artar.
  • Lif içerikleri yoğundur.
  • Tahıllarda bulunan glüten gibi alerjenler, filizlenme ile çok düşük miktarlara gelirler.
  • Kuru bakliyat ve tahılda bulunan, vitamin, protein ve minerallerin emilimini azaltan fitik asitin zararlı etkisini minimize ederler.
  • Glisemik indeksleri ve kalorileri çok düşüktür.
  • Eh bunca sağlıklı yönlerinin yanında çok da lezzetliler!!!1-organiknohutfilizi

Nohut filizi

“Filizler çok çeşitli tüketilebilirler. Çiğ ya da pişirerek yiyebilir, salatalardan hamburgere, dip soslardan çorbalara kadar hazırlayacağınız birçok yemeğe katabilirsiniz. Hatta çok besleyici ekmekler de yapabilirsiniz. Sebzeli ya da et dürümlere çok yakışırlar.”

Biraz buharda haşlayıp zeytinyağı ve limonla lezzetli bir ara öğüne dönüştürebilirsiniz. Smoothie’lerinizin içine bir avuç atabilirsiniz. Filizler aynı zamanda hem spordan önce mideyi yormadan hem de sonrasında protein kaynağı olarak yiyebileceğiniz şahane bir seçenek. 

1-organikmasfasulyesifilizi

Maş fasulyesi filizi

Sohbet ilerleyip de sevgili Gökçe’nin filizleri ısıl işlem görmeden özel kurutucu makinelerde kurutup özel bir blenderde yine hiç ısınmadan un haline getirmeyi hedeflediğini duymak beni epey heyecanlandırdı. Bu noktada yine Gökçe’nin kendi cümlelerine döneyim:

” Hedefim, sağlıklı filiz unlarından mayasız ekmek ve unlu mamuller yapmak, filiz suları, özellikle buğdaydan şıra elde etmek, gronala yapmak ve alkali beslenmek isteyenlere biraz olsun yardımcı olmak, bildiklerimi atölyeler yaparak paylaşmak. Öğretmekten kaçmıyorum. Şu anda bile blogumda denediğim tarifleri paylaşıyorum.”

Gökçe en son filizleri yaş haliyle kullanarak da çok nefis bir ekmek yapmayı başarmış. Bana tarifini verdi. Ancak ben ondan aldığım filizlerle birazcık da kendi ekmek deneyimlerimi birleştirerek aynen onun dediği gibi doğaçlama bir ekmek yapmayı deneyeceğim. Bakalım nasıl olacak? Sonucu paylaşacağım. Bu arada blogunda paylaştığı tarifleri de denemeye değer,hem göze hem damağa hem mideye hitap ediyorlar.

Gökçe şimdilik kendi çevresine günlük taze filizlerini özel karton kutular içinde kuryeyle göndermeye çalışıyor. Bu konuda detaylı bilgiye http://www.dogaclama.com/#!iletisim-siparis/c3ph dan ulaşabilirsiniz. Bu arada kendisinin istediği gibi bir ambalaj bulabilmek konusundaki şikâyetini buradan duyurmak isterim. Maalesef hem kendisi hem kapağı geri dönüşüme uygun ve içindeki ürüne zarar vermeyen bir ambalaja ulaşmakta çok zorlanıyormuş. Bu tür ambalaj malzemesi üretenlerden detaylı bilgi bekliyor Gökçe. Benden iletmesi…

Gökçe Ayça Gündüz’ün hikâyesi :http://www.dogaclama.com/#!hikayem/ct7j

Biliyorsunuz dünyamız eski dünyamız değil; değişim çok hızlı oluyor. Gıda allerjileri hayatımızı olumsuz etkiliyor. Özellikle hasta çocuk sayısı gün günden artıyor. Durum böyle olunca sağlıklı beslenme konusunda yazılıp çizilenlere daha fazla kulak vermek gerekiyor; tabii doktorların uyarılarına da … Bu bağlamda bugün bize yararlı deneyimlerini paylaşan Gökçe Ayça Gündüz’e teşekkür eder, başarılar dilerim.

Kapanışı benim gibi kelimelerin gücüne inanan Gökçe’nin sözleriyle yapmak istiyorum:

 “Bundan sonra her tohumun şifasının artması için filizlendirme yaptığım her bir kabın üzerine pozitif cümleler yazmaya karar verdim. Böylece onlara şükranlarımı da sunmuş oluyorum. Ayrıca  her su değişiminde de cümleleri tekrarlıyorum: “Seni seviyorum. Sana teşekkür ederim…”

Bu son cümleciği soframıza getirdiğimiz her sey için söylemeliyiz bence.

 

Reklamlar
No comments yet

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: