Skip to content
Reklamlar

Yeni Bir Yılı Karşılarken Aklınızda Bulunsun

17 Aralık 2017

mutfak penceremden

Herkese merhaba,

Her yeni yıl yaklaşırken yazdığım bir yazıyı bu kez güncelleyerek paylaşmak istedim. Belki yazdıklarımın bir çoğunu biliyorsunuzdur da zihninizin bir kenarında saklanmışlardır, bakarsınız şimdi size kendilerini hatırlatıverirler.

Yeni bir yılın başlaması ile bir döngü tamamlanıyor. Son başlangıçla birleşince çemberin iki ucu da birbiriyle birleşiyor. Çok çok eski çağlarda bile insanlar bahar aylarında doğanın yeniden doğuş zamanını yeni yıl olarak  kabul etmişler ve bunu çoşkulu törenlerle kutlamışlar. O zamanlardan beri çember  yani yüzük şekli bir döngünün tamama ermesi, sonsuzluk anlamında önem taşır. Bir deyişe göre,  o eski zamanlarda bile bazı toplumlarda yılbaşı sofralarına çember şeklinde süsler, ekmekler, yemekler konurmuş. Sonsuzluğa yani her bitişin bir başlangıç olduğuna inanıldığındandır ki yılbaşında bir çok geleneğe göre kışın yapraklarını dökmeyen çam ağacı gelin gibi süslenir bütün kış yeşil kalmayı başaran kokina bitkisi evlere taşınır. Toplumların geçmişte de bugün de uyguladıkları daha sayısız yeni yılı karşılama gelenekleri var. Hepsinin de  niyeti bir; yeni yılın…

View original post 686 kelime daha

Reklamlar

Mayonezli Levrek / Yılbaşı sofranıza

17 Aralık 2017

mutfak penceremden

1-DSC_4094

Yıllar önce, dayımın restoranında çalıştığım günlerde yılbaşı hazırlıkları en az bir hafta önceden başlardı.Yılbaşı menüsü açık büfe olarak hazırlanırdı.Yemek ve meze sayısı çok fazla olduğu ve herşeyin hem taze hem de çok özenle hazırlanması gerektiği için, büfe açılışı saatinden başlayıp geri sayacak şekilde bir haftalık program yapılır ve ona sadık kalarak çalışılırdı. Büfenin açılması için bütün konukların salonda hazır olması beklenirdi ve dayım şef olarak büfenin mumlarını yakar, misafirlere bir kadeh kaldırdıktan sonra büfeyi açardı. Soğuk büfenin en gözde tepsisi her zaman “Mayonezli Levrek” olurdu. Bu tepsiyi süslemek için kendisi mutfağa girer bir elinde cımbız bir elinde bıçak belki de bir saatten fazla bu işle uğraşırdı.Bıçak dedim ama durun hele, unutmuşum,dayım süsleme işinde çoğu kez bıçak yerine jilet kullanırdı ki malzemeleri daha ince kesebilsin. Bu işi kimselere bırakmaz, sanırım bundan apayrı bir keyif alırdı.

Neler Kullanıyorum?

10-12 kişilik bir davet için

2 kg lık bir deniz levreği

2 su bardağı dolusu mayonez

Mayonez…

View original post 224 kelime daha

Kestaneli Kereviz Kebabı

12 Aralık 2017

mutfak penceremden

Aile yadigarı bir yemek olan kestaneli kereviz kebabını, kerevizi ağzına koymayanlara bile sevdirdiğimizi söylemeliyim. Kızarmış kerevizin patatesten pek farkı olmuyor. Misafirlerimize severek ikram ettiğimiz bu yemeği, dayım da yıllarca otelinde kendi elleriyle hazırlayarak müşterilerine  servis etmiştir. Böylece kestane, kereviz ve et her bir araya geldiklerinde anneannemi ve özellikle tarifin bu şekliyle dayımı bir kere daha anmış oluyoruz. Zira bu yemeğe domatesi ve soğanı ekleyen dayım olmuştur. Esasında bu yemek kesinlikle soğan ve domatesin olmadığı rengi ve tadı daha sade bir yemektir. Anneannemden gördüğümüz şeklinde tarçın tadı ve kokusu tüm yemeğe hakim olurdu. Hep demişimdir dayım kendine has bir mutfak adamıydı. Yemeklere muhakkak bir değişiklik bir lezzet katmak isterdi. Bugün onun usulünde tarif verdim ama yapılışında esas tarife göre uyarılarda bulundum.

MALZEMELER:

Bu tarif 4 kişiliktir.
1,5 kg. kereviz
20 Adet kestane
1 /2 Su bardağı domates sosu
1Adet kuru soğan
2 diş sarımsak
Tuz/karabiber
1 tatlı kaşığı toz şeker

View original post 183 kelime daha

Biri yer, biri bakar; kıyamet bundan kopar… Nihayet glutensiz “Mafiş”!

05 Aralık 2017

Gerçekten de şu mecburi diyetler sofrada bir nahoşluk yaratıyor. Elimden geldiği kadar ailenin glutensiz beslenmek zorunda olan üyeleri için özel pişirmeye çalışsam da yetersiz kaldığımı görüyorum ara sıra. Üstelik glutensiz denen her unu da kullanamayınca bazen işler sarpa sarıyor. Bu hafta sonu kuzenim geliyor İstanbul’dan; geçen yıl bu hafta kaybettiğimiz, kıymetlimiz Yılmaz Dayı’ mızın kızı. Rahmetlinin anısına onun en sevdiği yemekler ve tatlılardan oluşan bir sofra kurmak niyetimiz.Yıllardır yazar dururum ailemizde en sevilen tatlının”Mafiş” olduğunu. Eeee bu demektir ki bu sofrada “Mafiş” de olacak. Gel gör ki bugüne kadar bu tatlıyı glutensiz İstanbul Halk Ekmek unuyla yapmayı hiç denememiştim. Dün birden bire aklıma düştü. Şu unu en bağlayan kırılıp dağılmamasına yardımcı olan ne ; YUMURTA. Peki mafiş hamurunda ne kullanıyoruz; YUMURTA. O zaman haydi kolları sıva!

Aman dikkat! “Mafiş” tarifimdeki ölçülere bakarsanız yanılabilirsiniz. Burada durum farklı. “Mafiş” tarifini ekteki linkte bulabilirsiniz.ANNEANNEMİ ANIYORUM

Yaklaşık 25 cm çapında bir  mafiş yufkası açabilmek  için;

1 yumurta

2 yumurta kabuğu dolusu zeytinyağı

2 yumurta kabuğu dolusu sirke

1 fiske tuz

Ele gelecek ve yapışmayacak kadar İHE glutensiz unu

Heyecanla tüm malzemeyi karıştırıp hamuru yufka inceliğinde açtım. Üzerini nemli bezle örtüp hemen tavada zeytinyağını kızdırdım. Tabbi bu işe başlamadan önce azıcık şerbet kaynatmıştım. Ufak parçalar kestim yufkamdan. Çekindim önce fiyonk şeklini vermeye sonra cesaret geldi ve cuup yufkalar birer birer tavaya. Yavaşça kıarttım ve usulca kırmadan şerbete çıkarttım mafişleri. Sonra eşimle tabağın başına geçtik; olmuş mu olmamış mı, buna değdi,ona değmedi derken fotoğraf çekecek üç tanecik kaldı tabakta. Başka söze ne gerek!

Afiyetle yesin diyetliler. Bu demektir ki bu hafta sonu herkes diğerini  özendirmeden sofraya oturacak.

Sevgiyle ve sıhhatle kalınız.

Değişik Bir Narenciye Reçeli

03 Aralık 2017

mutfak penceremden

Bir zamanlar Yafa portakalı olurdu, şöyle armudi biçimde dibi genişçe, üst kısmı ise daha dar, kalın mı kalın kabuklu mis gibi bir portakaldı kendileri. Kabukları etine yapışmadan ayrılırdı. Nazlıydı, arkadaşlarından daha geç tezgahlarda boy gösterirdi kendileri. Kabuklarını güzelce rendeleyip sonra ayıklardık. İnce dilimler halinde keser sonra da kıvırıp rulo yapar kolye gibi ipe dizerdik. Bu kolyeleri şerbete atar, mis gibi portakal reçeli yapardık. Gelgelelim artık satışa sunulan portakalların ne cins olduğunu bile tanıyamaz olduk, nerede kaldı Yafa portakalını bulmak. Bulsak bile onun da kabuğu hiç de eskisi gibi kalın olmuyor. Hiçbir meyvenin tadı ve özellikleri eskisi gibi değil ne yazık ki. Bu yüzden son yıllarda ben de farklı bir yöntemle narenciye reçeli yapmaya başladım. Bu tarifi de yine bir aile büyüğümüzden öğrenmiştim. Biraz farklı bir yöntemle güzel bir kış reçeli yapmak isterseniz siz de deneyebilirsiniz. Umarım ilişkide olduğum doğal sebze meyve üreticileri bu yıl bana bir kavanozcuk reçel yapacak kadar…

View original post 237 kelime daha

Fırında Pastırmalı Baton Köfte

03 Aralık 2017

mutfak penceremden

Bazen işin kolayına kaçarken uyguladığınız bir yöntem, sonradan size şık ve pratik yemekler yapmaya yarayabiliyor. Baton köftem de bunlardan biridir ve bazen deyim yerindeyse “hayat kurtarır”. Hem çok pratik hem de şık bir misafir yemeğidir. Her zaman pastırma kullanmam. Bazan tamamen sade bazen arasına kaşar peyniri, haşlanmış yumurta veya sebzeler koyarak da yaptığım olur. Bu köfteyi kalıba sokma fikrim, yıllar önce, annemin daima pek güzel yaptığı ama benim o zamanlar bir türlü düzgün yapamadığım rulo köfteden doğmuştur.

Haftanın altı günü geç saatlere kadar çalıştığım günlerde de konuk ağırlamayı çok severdim. Bu yüzden her zaman dolabımda böyle kurtarıcılara yer vermişimdir. Böyle bir köfteniz varsa yanına hemen yapılabilecek bir iki ekleme,  aniden gelebilecek konuklarınızı geri çevirmemenize yetecektir. Sevgiyle hazırlanmış renkli ve zevkli bir sofrada çok fazla çeşit olması da gerekmez. Şimdi bu satırları okuyan aile ve arkadaş çevremin yüzlerini görür gibiyim. Nedense masa kurarken “ay onu yapayım bunu da koyayım…

View original post 299 kelime daha

Glutensiz sebzeli kiş; üstelik hamuru da yok.

03 Aralık 2017

mutfak penceremden

1-DSC_5488

Biliyorsunuz, bir tarif aldığım zaman ne yapar eder onda muhakkak bir değişiklik yapar, bazen iki tarifi birleştirir bir üçüncüyü çıkartırım. İşte bugünkü tarif de bunlardan biri. Epeydir eşimin glutensiz beslenmesine uygun tarifler denemekteyim, hoşuma giden bir şey olunca da paylaşmaktan keyif alıyorum. Bu kişin görüntü fikrini pinterestte gezinirken buldum ama içi tamamen damak tadıma göre doğaçlama hazırlanmıştır. Yani siz de kendi damak tadınıza göre bir şeyler ekleyip, çıkartabilirsiniz. Tarifin özelliği kiş için hamur yapmak yerine cips  şeklinde patatesleri bu iş için kullanmış olmamdır. Ayrıca içinde çok az mısır unu kullandığım için gluten de içermiyor.

Neler kullandım?

3 adet orta boy patates

1 kg ıspanak

1 adet ufak havuç

3 sap pırasa

1 kâse kıyılmış taze nane, maydanoz, dereotu

1 su bardağı sert peynir rendesi ( İzmir tulumu olabilir)

2 yumurta

1/2 lt süt

1 y. kaşığı tereyağı

1 çay bardağına yakın mısır unu

1 kahve fincanı çiğ krema ( krema…

View original post 184 kelime daha

%d blogcu bunu beğendi: