İçeriğe geç
Reklamlar

Pancar Kavurma

05 Kasım 2018

Başlığa “Kızım usulü pancar kavurma” yazmalıydım esasen. Bu yemek öğrendiğimin onuncu gününde üç kez yapılıp yenmiş olup gerçekten kızım Burcu’nun ocak başı marifetlerinden biridir. Yapılışı da kolay malzeme de. Üstelik hem sıcak hem soğuk yenebiliyor. Vejeteryan da tüketebilir vegan da… Diabet hastaları az tüketsin diyebilirim. İnsan bir kez yiyince müptelası olabilir.

Malzeme

2 adet orta boy pancar / sapları hariç

1 adet orta boy kuru soğan

1 adet orta boy patates

Arzu ettiğiniz kadar zeytinyağı

Tuz  ve dilediğiniz baharat

Yanında sarımsaklı yoğurt olursa tadından geçilmiyor

Yanmaz bir tavaya zeytinyağı koyduktan sonra , ilkin küp kesilmiş soğanı koyup 5 dakika kadar pembeleştiriyoruz. Ardından yine küp kesilmiş pancarları ve az sonra da yine küp kesilmiş patatesleri ekliyor ve on dakika kadar karıştıra karıştıra kavuruyoruz. Bir çay bardağı su ve baharat ekledikten sonra kapağını kapatıp on dakika da bu şekilde pişiriyor sonra yanında sarımsaklı yoğurtla afiyetle yiyoruz.

 

 

Reklamlar

Tam Bir Akdeniz Ülkesi Yemeği/Pilav Provensial

10 Ekim 2018

mutfak penceremden

1-DSC_3640Tam bir Akdeniz ülkesi yemeği var bugün sırada. Ana vatanı Güney Fransa olsa da o  kadar bize uygun bir yemek ki, ne malzeme konusunda ne de damak tadı olarak  hiç zorlanmadan pişirebilirsiniz. Üstelik vejeteryansanız veya hayvani gıda diyetindeyseniz, işte bu tarif tam da size göre biçilmiş kaftan. Şu anda en bol bulunan sebzeleri sağlıklı esmer pirinçle karıştırarak yapılan bu yemek gerçek bir ana yemek. Bu tarifi  ilk defa pirinç konusunda yazılmış kitapların birinde görmüş ve mutfağıma uygun bulduğum için uygulamıştım. Ama baştan söylemeliyim ki pirinç yerine bulgurla hazırladığınızda daha da sağlıklı ve besleyici bir yemek oluyor.

Neler Kullanıyorum?

4 kişi için

2 adet orta boy kuru soğan

6 çorba kaşığı kadar zeytinyağı

175 gr. ( 1 su bardağı gibi)  kepekli pirinç veya bunun yerine bulgur kullanılabilir

2 su bardağı su veya tercihen sebze suyu/ pişirme esnasında pirincin cinsine göre bazan  sıcak su eklemek gerekebilyor

1 adet büyük boy etli kırmızı…

View original post 267 kelime daha

Fırında Palamut (Kuşu!)Yapalım mı?

10 Ekim 2018

mutfak penceremden

Balık severler “palamutçular” ve “lüferciler” diye ayrılırlarmış derler ama ben her ikisini de  çok sevenlerdenim. Lüfer konusu çok uzun ve hüzünlü bir konu ve gelecek haftakiyazımızda yer alacak o yüzden bugün arada kaynamasını istemem.

Geçende mevsimin ilk çingene palamutunu henüz tam yağlanmamış olmasına aldırmadan alırken, balıkçım pek tabii ki kızartmasını yapmamı tavsiye etti. Ama ben biraz ısrarcılık, biraz yenilik ve değişiklik derken,  palamutu da tıpkı hamsi kuşuyapar gibi hazırladım ve tava yerine fırına attım. Benim kuş biraz martı oldu ama tadına doyum olmadı . Doğrusu evde ne koku vardı ne balık piştiğine dair başka bir iz. Balıkları ayıklatırken omurgasını ayrı kestirdiğimden tabaklarda kılçık da kalmamıştı. Sadece masada “ çok yedim öldüm ama olsun  bir parça daha yok mu” diyerek parmaklarını yalayan aile üyelerimiz. . Hah bu arada palamutun en sevdiğim yeri de bu omurgasıdır. Anneannem palamut kızarttığında başında durur omurgalarını bana gizlice vermesi…

View original post 333 kelime daha

Palamut Pilaki

10 Ekim 2018

mutfak penceremden

Sıcak veya soğuk yenebilecek bu sebeple de önceden hazır edebileceğimiz son derece lezzetli bir yemektir balık pilaki. Arzu eden fırında pişirir, arzu eden de ocağın üzerinde. Fırında pişeni bence, sanki biraz daha lezzetli olur. Bugün az laf çok iş diyelim veee balığımızı pişirip afiyetle yiyelim.

Daha önce “Palamut kuşu ” adlı yazımda palamut balığı hakkında geniş bilgi vermiştim, belki göz atmak istersiniz.

NOT: Fotoğraflarımda görüntüyü bozmaması için yemeğin sosunu fazla kullanmadığımı belirtmek isterim,aslında sosu bolca olacaktır.

MALZEMELER:

4 kişi için

2 adet orta boy palamut/ halka, halka kesilmiş

2-adet irice kuru soğan

2-3 adet orta boy haşlanmış patates

2-3 adet orta boy domates rendesi ve arzuya göre bir tatlı  kaşığı domates salçası

2-3 adet sivri biber / bir parça acı olması tercih edilebilir

1  kahve fincanı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı dolusu deniz tuzu

4 diş sarımsak

1 limonun suyu

2 tek kesme şeker

Arzuya göre 2 -3 çorba kaşığı beyaz…

View original post 190 kelime daha

Çorba Zamanı Geldi Hanımlaaaarrr!

09 Ekim 2018

mutfak penceremden

Gününüz aydın, havanız aydınlık olsun…  Ekim geldi, sonbaharı yarıladık ama Ege’de güneşin çok şükür bundan haberi yok gibi . Gündüzler yazdan kalma olsa da akşamları sofralarda sıcacık bir çorba aranır oldu. Bu vesileyle geçmişte yayınladığım çorba tariflerimden bazılarının linklerini vermek istedim. Yakında yepyeni çorba tariflerimi paylaşacağım. Malum kentten köye göç sonrası mutfağımda da değişiklikler oldu. Görüşmek üzere sağlık ve sevgiyle kalınız.

İlaç gibi bir çorba

1-DSC_0266

sonbahar çorbası

1-DSC_0278

yerelması çorbası

1-DSC_0463
brokkoli çorbası1-ss
güz çorbası

1-DSC_5732
kinoalı çorba

1-DSC_3352

View original post

Kastamonu Usulü Yaş Tarhana Yapıyoruz

09 Eylül 2018

mutfak penceremden

Çocukken ağzıma koymadığım, ilk evlilik yıllarımda da nedense hep uzak durduğum, geç tanıdığım ama bugün çok sevdiğim bir tattır tarhana. Yörelere göre yapılışı da değişen tarhana kurutmak Anadolu’muzun her yerinde kış hazırlıklarının başında gelir. Kökeni çok eskilere dayanan bu besin deposunu göçebe Türkler gittikleri her yere yanlarında taşımışlar.

Tarhananın ana malzemesi yoğurttur. Yoğurdu unla, buğday yarmasıyla, bulgurla, nohut ve mercimekle de mayalamak mümkün. Genellikle etli biberler ve domatesle tatlandırılan tarhanaların olmazsa olmazı tarhana otu veya darak dalı denen tohuma bırakılmış dereotudur. Bazı yörelerde domates yerine kızılcık meyvesi de tarhanayı ekşitmek için kullanılır. Soğan, arzuya göre sarımsak, nane, maydanoz ve ayva yaprağı da tarhanaya değişik tatlar kazandıran katkılardır. Saklaması biraz daha özen istese de, yapılışı kuru tarhanaya göre neredeyse çocuk oyuncağı, çünkü büyük şehirlerde tarhanayı hazırlayıp uygun sıcaklıkta ve sağlıklı bir ortamda kurutmak neredeyse mümkün değil. Bu yüzden köylerle bağlantısı olan herkes kendi yöresinden tarhana getirtir bizim buralara…

Eksik olmasınlar, benim…

View original post 334 kelime daha

Bu kabak başka kabak, gel tadına bak!

01 Eylül 2018

1-20180817_110743 (1)

Burası Urla Pazarı. Kabak çiçeği dolması sevenlerin gözde tezgahının önündeyim. Elmas, kabakları sabah erkenden toplamış, çiçeklerini ayırmaya kıyamamış. Tezgahı adeta çiçek bahçesi. Gel de alma, gel de pişirme… Kimi sırf kabak alıyor kimi de sadece çiçeğini. Görüntüye kapılıp çiçeği burnundaların en miniklerinden satın alıyorum. Ben bunların aynen tezgahta durdukları gibi bütün bütün pişireceğim diyorum. Elmas mutlu mutlu gülümsüyor. Hah, işte tamam, diyor.Yaptığının fotoğrafını getir de ben de göreyim diyor. Bir de poz veriyor tezgahının yanı başında. Eve gelir gelmez işe koyuluyorum. Çiğden yapılıyor kabak çiçeği dolması. Kolay yani… Elmas’ın demesi, her çiçek için bir tatlı kaşığı pirinç hesaplayacakmışız. Öyle yapıyorum; tam otuzbeş tane çiçek var… Önce iki baş soğanı incecik rendeliyorum, ölçülü olarak yıkayıp süzdüğüm pirince katıyorum.Tuz , karabiber, maydanoz, nane ve tabii ki bol dereotu ekliyorum. Kabak çiçekleri yıkanınca hem zedelenebiliyor hem de çabuk soluyorlar, bu yüzden hepsini aynı anda suya atmıyorum. Üçer beşer işe girişiyorum. Doldurduklarımı geniş dipli bir tencereye dizerek işe devam ediyorum. Sonunda tencerem tezgahtaki görüntüye benziyor.1-20180820_175020

Zeytinyağını, limonunu bolca tutuyorum; arzu eden şeker ekleyebilir ama ben eklemiyorum. Bir miktar su ilavesinden sonra tenceremi önce ıslatarak şekil verdiğim yağlı kağıtla sıkıca sarıyor sonra da kapağını kapatıyorum. Böylece yemeğim kısık ateşte pişerken buhar kaçırmıyor. Çok değil, yaklaşık 40 dakika sonra  kabak çiçeği dolama tam istediğim kıvamda pişmiş oluyor. Sabırsızımdır ama soğumasını beklemem gerekiyor ki servis tabağında da tenceredeki gibi muntazam durabilsinler.

En nihayet servis tabağım sofrada. Dostlar geliyor veeee mutlu son!

1-20180822_194953.jpg

%d blogcu bunu beğendi: