Skip to content

Sorularınıza cevap vermeliyim

23 Aralık 2015

Günaydın, sevgili “mutfakpenceremden” takipçileri, son aylarda iyice yavaşladığımı, daha az tarif verdiğimi,farklı yazılarla sayfamı devam ettirdiğimi görenlerden gelen sorulara cevap vermeliyim artık diye düşünüp oturdum bilgisayarımın başına. Oturdum da kendimden son bir yılda neden yavaşladığımı anlatamaya hâlâ elim varmıyor, çünkü memleketimizin ve dünyanın gidişatı meydanda…  Dünya halleri böyle olunca, yurdum insanının derdine dert katılmış, her gün çeşitli korkularla güçlükle yaşamaya çalışıyorsa ben hangi keyifle size yeni tarifler verebilirim ki… Üstelik iyice yaşlanan anne ve babamın zorlaşan bakımlarına çareler üretmeye çalışırken kendi eşimin rahatsızlıkları hayatımızda radikal değişiklikler yapmamızı gerektirdi. Artık glutensiz bir mutfağım var. Özel dikkat isteyen bir beslenme şekli bu ve inanın bizim yaşımıza gelen, özellikle de hamur işlerine meraklı insanlar için hiç de kolay değil. Yıllardır sağlıklı besleneceğiz diye makarnayı pilavı terk edip bulgurla beslenirken “pat” bir anda pirince geri dönmek, pirinçten elde edilen makarnayı mutfağınıza getirmek, yine glutensiz unla börek, çörek, kek tarifleri yaratmak gerçekten hem zaman hem de istek gerektiriyor. Yine de hoşuma giden glutensiz bir tarifim olduğunda size de paylaşıyorum. Biliyorsunuz; kopyalamak,birilerinin yazdıklarından yararlanmak, bayat tariflerle sayfa doldurmak bana göre değil. Böyle olunca da sayfamda farklı konulara yer vermeyi tercih ediyorum.

Evet, ne diyordum… hmmm, sağlık sorunlarını bir kenara bırakayım da yıllardır hayalini kurduğumuz şu kentten köye göç olayımıza döneyim. Daha önce de zaman zaman bu konuda bir şeyler yazmıştım. Evet, nihayet az kaldı; neredeyse haftalar sonra İstanbul’a, doğup büyüdüğümüz, evlenip kendi çocuklarımızı büyüttüğümüz şu koca kente  elveda diyeceğiz. (İstanbul’a yazacağım bir veda mektubum olacak ve elbette onu sizlerle de paylaşacağım.) Evet; bundan sonra hayatımıza devam edeceğimiz Urla- Kuşçular Köyü’ndeki evimizin bitmesine çok az kaldı. İşte bu dönemde İstanbul -İzmir arası mekik dokuduğumuzdan, çoğu kez alışıldık,basit yemekler yapmakla yetindim. Başım sıkışınca patatesli omlet veya kahvaltı sofrası… Farkındaysanız cümlelerim hep çoğul dile yazılıyor, çünkü eşim ve ben kız kardeşim ve eşi birlikte göç ediyoruz. Durum böyle olunca yaşlı anne ve babamızı da eş zamanlı olarak göçe dahil etmek zorundaydık. Onları sık sık görebileceğimiz her an ihtiyaçlarına koşabileceğimiz bir merkeze yerleştirmek en doğrusu olacaktı. Öyle de oldu. Şimdi onlar evimize on dakika mesafede bebekler gibi özenle bakıldıkları bir  yaşam merkezine alışmaya çalışıyorlar. Hiç kolay değil; bizim için bile zor olan bir göçü onların kaldırabilmesi gerçekten kolay değil. Çocukluğumuzun anılarını saklandıkları yerden çıkartıp baba evimizi boşaltmak galiba bu süreçte en zorlandığımız şey oluyor. Evlerimizdeki gereksiz eşyaları azaltmak özellikle kristallerden ve modası geçmiş birçok objeden tamamen kurtulmak niyetindeyken annemin büfesini boşaltırken kardeşimle bir de baktık ki hiç bir şeye kıyamıyoruz. Sonunda kendi eşyalarımızın bir kısmından feragat edip onların eşyalarını yaşatmaya karar verdik. Mobilyalar cilacıya, koltuklar döşemeciye gitti ve onlar da vitrindeki biblolar gibi bizimle yaşayacak.

Dünya halleri diyordum; hiç bir şey eskisi gibi değil, hiç bir şeyden eskisi gibi tat alamıyoruz. Nereye baksak dert, üzüntü, kan, bin bir sıkıntı. Mecburi koşuşturmamız içinde bunları göz ardı ettiğimiz düşünülmesin; ancak hayat böyle bir şey işte… Cenazeler de düğünler de bizler için.

Bugünlük yazacaklarım bu kadarla kalsın. Yakında yeni evimin mutfağından sesimi duyurmaya devam edeceğim. İşte o zaman gelsin yeni tarifler ve yeni hayatımızdan hikayeler.

Yeni yıl mesajımda görüşmek üzere hoş kalınız.

Reklamlar
2 Yorum leave one →
  1. Sumru permalink
    23 Aralık 2015 23:54

    Sevgili mutfak pencerem:)
    Mutfağımın penceresi oldunuz gerçekten.vakit bulur yanıtlarsanız sevinirim.urla’ya göçü düşünüyoruz.(hatta belki mudanya) urla pahalı bir belde diyorlar doğru mu? Bir de göçünce iş olanağı ürkütüyor bizi.bildiğiniz kadarıyla paylaşır mısınız? Siz orada ne yapacaksınız geçinmek için.sevgi ve selamlarımla

    • 30 Aralık 2015 08:19

      Merhaba sevgili Sumru,
      Önceleri göçü yaşla ilgili bir yere koyuyordum oysa her yaşta olabileceğini düşünüyorum artık yeter ki gerçekten isteyin. Göç aile iş eş çocuk durumlarıyla ilintili ancak.Ailecek vereceğiniz kararlar önemli. Biz İstanbul’a çok şey verdik ve emekliliğimizi ona heba etmek istemiyoruz.Tabii boş durmayacak bir şeylerin ucunu tutacağız ama keyif için. Oralarda yaşam İstanbul’a göre çok ekonomik.Ancak ne istediğiniz en önemlisi. ben muhakkak ki mutfak ve yazmak ile ilgili bir şeylerin peşinde olacağım.Memleketimiz büyük; nerede gönlünüzü ve cebinizi hoş edeceğinize inanırsanız orası yeni adresiniz olabilir.Size Hürriyet internet gazetesi yazarı Ayşe Dirikman Kalıpçı’yı takip etmenizi önerebiliriim.Göçü ve sonrasını en iyi ondan takip edebilirsiniz.Sevgiyle hoş kalın. Az kaldı bir iki aya ben de bu süreci yazacağım.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: