İçeriğe geç

Hamburger Ekmeği Yapıyoruz

23 Ocak 2012

 Okulların açıldığı şu günlerde, bilinçli anneleri bir telaş alacak yine.” Çocuğum okulda neyle besleniyor?” “Yedikleri ne kadar sağlıklı, hangi ortamlarda hazırlanıyor?” Gibi daha bir çok soru beyinleri kurcalayacak. Bu konuda yazacak olursam bir kaç gün bu köşeye yazacak konu var. Miniklerin durumu bir başka büyük çocukların ki ise bambaşka. İş yine velilere düşüyor. Okullarda denetimin artırılmasını, çocuk ve ve gençlerin sağlığını tehdit eden yiyeceklerin kesinlikle kantinlerde satılmamasını istemek hepimizin hakkı ve görevi sanırım. Tabii bunlar arzular ve dilekler,ancak biz  okuldan eve dönen yavrucuklarımıza  en azından evde bellibir ağız tadı oluşturusak inanın bir süre sonra onlar da dışarıda satılan birçok cazip görünen yiyecek ve içecekten uzak duracaklardır.İnanın çevremde ağzına hamburger, cips,gibi  yiyecekleri veya kola türü içecekleri koymamış çocuklar var. Bu onlar için büyük bir kayıp değil bence kazanç. Sizler de duymuşsunuzdur ki, bazı yiyecekler maalesef insanlarda aynen sigara gibi alışkanlık yaratıyor ve bunlardan vazgeçmesi mümkün olamıyor. Obezite denen canavar  ve erken yaşta gelen şeker hastalığı çağımız çocuklarını tehdit ediyor. Bu yüzden onlara  evde bu konuda da ayrı bir eğitim vermemiz gerekiyor. Gelin bugün sizinle kendi hamburger ekmeğimizi yapmakla işe başlayalım.Arzu ederseniz evde sağlıklı hamburger de yapabilirsiniz. Sizin ekmeğinizle sandviç veya hamburger yemeğe alışan çocuklarınızın, bir süre sonra, içinde türlü katkı maddesi olan ve ağızda tatlı bir lezzet bırakan o ekmekleri ağızlarına koymak istemeyeceğine, iddiaya girebilirim. Sağlıklı ve mutlu çocuklar için elele verelim.

MALZEMELER:

 Yaklaşık 15 hamburger ekmeği için

4 1/2 su bardağı organiktam buğday unu

2 tatlı kaşı silme kuru maya

2 yumurta,

100 ml. zeytinyağı

4 tatlı kaşığı yoğurt

1 su bardağı oda sıcaklığında su

2 tatlı kaşığı tuz

1 tatlı kaşığı şeker

 

YAPILIŞI:

-Un, maya, şeker, tuz ve ılık su ve zeytinyağını karıştırıyoruz. Ardından yumurta ve yoğurdu da ekliyor, hamuru makinede yoğuruyorsak 5 dakika, elde yoğuruyorsak 10 dakika kadar yoğuruyoruz.

-Hamurun üzerini nemli bir bezle ve mutfak havlularıyla örtüp ılık bir yerde 1 saat mayalanmaya bırakıyoruz.

-Mayalanan hamuru ellerimizi unlayarak 15 eşit parçaya bölüyor, her birini yuvarlayıp sandviç şekli veriyor ve yağlı kağıt üzerine bırakıyoruz. 45 dakika /1 saat kadar tekrar mayalanmalarını bekliyoruz. Hamurlar kabaracağı için aralarına boşluk bırakıyoruz.

– Fırınımızı 200 dereceye ısıtıyoruz

-Ekmeklerimizin üzerine hamurları ezmeden hafifçe su sürüp çörekotu, susam veya kişniş serpeleyebiliriz.

– 20- 25 dakika ekmeklerimizin üzeri pembeleşene kadar pişirip, ancak soğuduktan sonra fırından çıkartıyoruz.

Afiyet Olsun!

Ayvalı Sufle

20 Ocak 2012

Mutfakta yeni lezzetlere pek açık olmayanlar için tatlı sufle deyince sadece çikolata suflesi akla gelebilir. Oysa biraz hayal gücü, biraz damak tadı ve çeşitli katkılar sizin de kendinize has tatlı sufleler yapmanıza yardımcı olabilir. Gereken sadece biraz cesaret!

Sanırım yine bilinmedik bir şeyler denemek istediğim bir güne denk gelmişti merhum Arman Kırım’ın gazete köşesindeki ayvalı sufle yazısı. Anında dikkatimi çekmişti ve ilk denememin sonucunda çok lezzetli, çok farklı bir tatlı ortaya çıkmıştı. Belki ilk yaptığımda bu tatlıyı soğuk mu sıcak servis yapsam diye düşünürken söndürüvermiştim ama inanın ki zaten sofraya gelene kadar sönmediyse bile ılınıp da yenebilecek kıvama gelince zaten sönmüş oluyor. Gel zaman git zaman meyve katkılı suflelerin çikolatalı gibi sıcak değil de soğuk yenmesinin daha hoş olduğunda karar kıldım. Yanında bir top kaymaklı dondurma ile sunulan ayva suflesine kimsenin itirazı olacağını sanmıyorum.

Tatlı sufleler için temel alınacak pastacı kreması:

1 su bardağı süt

100 ml.(yarım paket) çiğ krema

3 çorba kaşığı toz şeker

2 çorba kaşığı un

2 çorba kaşığı dolusu nişasta

3 yumurta sarısı

 

Daha fazlasını oku…

Çavdarlı Çıtır Çubuklar

18 Ocak 2012

Bugünkü yazım, güzel demlenmiş bir bardak çayın yanında sağlıklı bir çıtır çubuk yemenin keyfini sizinle paylaşmak için. Bu tarifi eski bir diyet yemekleri kitabında görmüştüm. Evirdim, çevirdim bu hale getirdim. Biz çok seviyoruz. Bakalım size de sevdirebilecek miyiz?

Siz kendiniz de bu tarife katacağınız çeşitli baharatlar veya zeytin ve peynir gibi ilavelerle değişik tatlarda çıtır çubuklar yapabilir, çocuklarınıza ve sevdiklerinize  gönül rahatlığıyla yedirebilirsiniz, çünkü sizin yapacağınız çubukların hamurunda koruyucu katkı maddeleri olmayacak, tamamen saf ve doğal olacaklar. Üstelik de kapalı bir kutuda uzun zaman tazeliklerini koruyacaklar.

Ben lafı uzatmadan çıtır çubukların tarifine geçeyim de siz de hemen işe koyulun.

MALZEMELER:

3/4 su bardağı organik çavdar unu

1  1/4  su bardağı organik tam buğday unu

1 su bardağı ılık su

1 tatlı kaşığı toz maya

4 çorba kaşığı zeytinyağı (Orijinal tarifte bu miktarın yarısı tereyağı idi ama ben tamamını halis zeytinyağı koyuyorum.)

1 çay kaşığı tuz

1 tatlı kaşığı iri dövülmüş kişniş

1 tatlı kaşığı kuru biberiye

Arzuya göre, haşhaş tohumu, anason, kırmızıbiber, toz sarımsak, çörekotu, keten tohumu, susam gibi ilaveler yapılabilir.

YAPILIŞI:

-Unları ölçüp karıştıracağımız kaba koyuyoruz. Ilık su, kuru maya, zeytinyağı ve tuzu ekleyip hamurumuzu tutuyoruz.

Daha fazlasını oku…

Sürpriz Yumurta

16 Ocak 2012

Kahvaltıdan, çay sofrasına, yemekten açık büfeye çeşitli sebeplerle kullanabileceğiniz bir ara sıcak tarifi hazırladım bugün. Hem çocukları, hem büyükleri sürpriz yumurtalarla şaşırtabilirsiniz. Sayısız faydası olan *yumurtayı bir kez de bu şekilde denemek isterseniz haydi kolay gelsin.

MALZEMELER:

6 adet yumurta

*Yine burada haddim olmayarak araya girip,

Aman aldığınız yumurtalara dikkat ! Diyorum.

En azından kahvaltılarımızda ve çocuklarımıza

 yumurta verirken, mümkünse kümeslerde

yetiştirilen köy tavuklarının yumurtalarını tüketmeye çalışalım.

Tavuk ve yumurta konusunda yazılanları takip edelim.

1 çorba kaşığı beyaz peynir rendesi

1 çorba kaşığı kaşar peynir rendesi

Karabiber, kırmızı biber

1 yumurta akı

Galeta unu

Kızartma yağı

YAPILIŞI:

-İstediğimiz sayıda yumurtayı katı olacak şekilde kaynatıyoruz.

– İyice soğuduktan sonra kabuklarını ayıklıyoruz.

– Dikkatlice her yumurtayı ortasından ( enine veya boyuna) ikiye bölüp, beyazlarını zedelemeden çıkartıyoruz.

– Yumurta sarılarını peynir rendesi ile beraber ezip biberle tatlandırıyoruz. Arzu edilirse peynir yerine soğanlı pişmiş kıyma da kullanılabilir. O zaman yumurta sarısının sadece yarısını karıştırıyoruz.

İkiye ayrılmış yumurtaları birleştiriyor ve iyice sıkıştırdıktan sonra çırpılmış yumurta akına  ve galata ununa buluyoruz. Bu işlemi iki kez tekrarlıyoruz ve bol kızgın yağın içine atıp sadece 1 dakika kadar kızartıyoruz. Kızaran yumurtaları bir havlu kağıt üzerinde soğutuyoruz.

– Yumurtaları bütün veya ortadan kesilmiş olarak servis ediyoruz.

Afiyet Olsun!

Daha fazlasını oku…

Kaesekuchen/Alman Usulü Klasik Peynir Keki

13 Ocak 2012

 

 Anımsarsanız, daha önce “cheescake” hakkında birşeyler yazmış,ıslak ve meyveli Amerikan usulü bir “cheescake” tarifi etmiştim. Bugün de size Alman usulü diye bildiğimiz ve pastadan çok ıslak bir keki andıran ve kolaylıkla dondurup saklayabileceğimiz, yanında dondurma veya krema ile servis edebileceğimiz çok lezzetli bir cheescake yapılışını paylaşacağım. “Kesekuchen” Almanya’da iyi bir kafede, kahve yanında gelebilecek olmazsa olmaz klasik tatlılardan biridir. Almanlar, en az yüzyıl öncesinden gelen, alışılagelmiş tariflerinde Quark dedikleri süt kaymağını kullanırlar. Bunun için günümüzde, çiğ krema, ricotta peyniri veya tuzsuz süzme yoğurt da kullanılabiliyor. Ben yıllardır kullandığım malzemelere göre uyguladığım ölçüyü birebir veriyorum.

Kolay gelsin!

MALZEMELER:

8kişi için

26-28 cm. çapında  çemberli kalıp

Taban Hamuru/Mürbeteig:

200 gr. un

75 gr. tereyağı

75 gr. toz şeker

1 yumurta

 Dolgusu

7 adet yumurta,    akı sarısı ayrılmış

250 ml. çiğ krema

250 gr. tuzsuz süzme yoğurt veya 250 gr. ricotta peyniri

100 gr. erimiş, ılık tereyağı

150 gr. toz şeker

1 çorba kaşığı un

1 çorba kaşığı nişasta

1 çay kaşığı vanilya ve arzuya göre birkaç damla badem esansı

1 limonun kabuğunun rendesi

Daha fazlasını oku…

Ispanaklı Krep Pastası

11 Ocak 2012

İster çaya, ister yemeğe, isterseniz brunch için yapılabilecek bir alternatiftir, kat kat kreplerle yapılan bu tuzlu pasta. Benim size bugün ıspanaklısını tarif edeceğime bakmayın, pek tabii ki lahmacun kıymasıyla, ya da mantar ve tavukla veya çeşitli sebzelerle de krep tuzlu pastası yapılabilir. Arzu eden bugünkü tarif gibi çok ıslak yapmayıp, kolayca pasta gibi kesebilir, arzu eden de krepleri lazanya yaprağı gibi düşünüp sosunu daha bol ve ıslak yapabilir. Bu size kalmış bir şey.

Daha fazlasını oku…

Krep Yapıyoruz

11 Ocak 2012

Size daha önce yumurta, un ve sütle yapılan krep benzeri tarifler paylaşmıştım  ama onlar fazla incelik gerektirmeyen, hatta biraz kalın olması istenen tariflerdi.  Pancake ve Kaisserschmarren gibi.

Oysa krep, olabildiğince ince olmalıdır. Birçoğumuz “krep” kelimesini incecik, bükümlü bir kumaş için kullanırız. Aslında Fransızca sözlük anlamı da aynen böyledir. Doğru bir ölçü ve doğru bir tavanız varsa, yapılışı hiç de zor olmadığı gibi sayısız çeşitte yemekler elde etmeye yarar. Bazen kokteyllerde, bazen ana yemek, bazen tatlı olurlar.Bazen de çay sofrasına yoldaş olurlar. Ama en çok da pazar kahvaltılarında çocukların gözbebeğidirler.  Un, süt ve yumurta daima elimizin altında olan malzemeler olduğundan yarım saat vaktimiz varsa  her zaman krep yapmak mümkündür. Kahvaltı için krep harcını bir gece önceden hazırlayıp ertesi sabah taze taze pişirebiliriz.

Sade krep hamuru yapıp çeşitli malzemeler ekleyerek yiyebildiğimiz gibi, kakaolu, ıspanaklı, havuçlu, pişmiş soğanlı krep hamurları yapıp çok farklı tatlar da elde edebiliriz. İhtiyacımız olan şey biraz hayal gücü biraz cesaret veeee iyi bir krep tavası)

Önümüzdeki  günlerde size çeşitli krep hamuru tarifleri paylaşacağım.

Daha fazlasını oku…

Soğan Çorbası

09 Ocak 2012

Gribin ve soğuk algınlıklarının sıkça görüldüğü şu günlerde, her derde deva *“soğan” ı bolca kullanarak yapacağımız soğan çorbasının geçmişi çok eskilere dayanıyor. Esasen Fransız Mutfağı’nın bir klasiği sayılsa da Güney Avrupa’da yüzyıllardır yapılmış olduğu biliniyor. Yurtdışı seyahatlerimizden birinde tam yerinde içtiğim bu çorbanın tadı hala damağımdadır. Orijinalinde pişirilirken içine bir miktar beyaz şarap katılıyor ve bu da çorbaya değişik bir lezzet veriyor. Ancak bunun yerine fazla olmamak şartıyla, sadece bir iki kaşık sirke katmak da mümkün. Soğan çorbasını önceleri kendi mutfağımda özellikle misafirlerim için hazırlardım ama soğanın faydaları o kadar çok ki, bu çorbayı da artık günlük yemeklerimin arasına dahil ettim.

 

 

En önemli özelliği üzerine konan kızartılmış ekmek dilimi ve peynir rendesi olan soğan çorbası restoranlarda içileceği kaplarla birlikte fırınlandıktan sonra sunuluyor. Bu yüzden hem kasesi hem de kendisi çok sıcak olan bu çorbayı biraz bekletip içmek gerekiyor. Çok zormuş zannedilse de yapılışının herhangi bir çorbadan farkı yoktur, hatta daha da kolaydır. Soğan çorbasını bir iki ufak değişiklikle davet çorbası haline getirmek de mümkün. Şöyle ki; Çorbamızı tek tek porsiyonlar halinde ısıya dayanıklı kaselere döktükten sonra üzerlerini milföy hamuru ile kaplayıp fırına verebiliriz. Fotoğrafta da görebileceğiniz gibi hamurun ortasını önceden deliyor ve üzerine de bolca peynir rendeliyoruz.

 

Daha fazlasını oku…

Ekşi Maya ve Ekşi Mayalı Köy Ekmeği Tarifim

05 Ocak 2012

En nihayet ben de kendi ekşi mayamı nasıl yaptığımı ve hiçbir şekilde ticari maya kullanmadan yaptığım ekmeğimin tarifini sizinle paylaşabildiğim için çok mutluyum. Doğrusunu isterseniz, mutluluğumun ana sebebi her geçen gün biraz daha kaliteli ve lezzetli ekmekler pişirip yiyebilmek ve ekmek hamurlarıyla oynayıp her gün farklı tatlarda adeta *artizan ekmekler yapabilmek. Sizlere daha önce birkaç kez ekmek tarifi verdim ama bu defaki tamamen organik bir ekmek olacak, çünkü kullandığım un organik, su, mineralleri kaybolmamış arıtılmış klorsuz bir su, ve en önemlisi de maya kendi ürettiğim ekşi maya. Uzun zamandır evde ekmek yapmama rağmen ancak 7-8 ay gibi kısa bir süredir kendi mayamla iyi bir ekmek yapmak için uğraşıyorum. İlk zamanlar ben de işe şüpheyle başlamıştım ama bu konuda epey okuyup, çok denedikten sonra gördüm ki herkesin kendine göre bir metodu var ve neredeyse herkes ilk denemesinde başarısızlık yaşamış ama pes etmemiş. Okuduklarım ve izlediklerimden çıkarttığım şu oldu ki un, su ve maya birleşince bir şekilde ekmeğe dönüşüyor. Yeter ki gereken sabrı gösterelim. Sabır derken, deneyerek öğrendim ki ekmek yapmak için başında bekleyip saatlerini ona vermek gerekmiyormuş. Hamur doğru ortamda ve ısıda ne kadar uzun süre beklerse o kadar daha lezzetli ve kaliteli bir ekmek oluyormuş. Sanayi tipi mayalarla neredeyse toplam 3 saatte ekmek pişirmek mümkünken kendi ev mayanızla bunun mümkün olmadığını baştan kabul etmek lazım.

Daha fazlasını oku…

Minestrone / İtalyan usulü sebze çorbası

03 Ocak 2012

 Minestrone,  İtalyanlar’ ın neredeyse pizza ve makarnaları kadar bilinen koyu kıvamlı bir çorbasıdır. Hoş, “minestrone” ye çorba demek de biraz haksızlık oluyor, çünkü içinde yok yok. Her türlü sebze, bakliyat, et ve hamuru bir arada yedirebildiğimiz oldukça doyurucu ve besleyici bir yemek olduğu için sofrada yanında pek bir şey aranmaz. İtalyanlar bu çorbayı yanında kızarmış ekmekle sunuyorlar. Bizim sofralarda da olsa olsa belki hafif bir börek veya salata eklenebilir. Bir tür tuzlu aşureye benzeyen bu çorbanın malzemelerine ekleme yapmak veya evde olmayan bir şeyi koymamak da mümkün tabii, çünkü “minestrone” İtalya’da da yörelere göre farklı malzemelerle yapılabiliyor. Bence bu çorbada dikkat edeceğimiz en önemli şey malzemelerin çok minik küp şeklinde kesilmesi ve kullanacağımız tavuk veya et suyu.

Anadolu’muzda benzer çeşitli sebze çorbaları yapılır. Kiminde nohut veya fasulye, kiminde pirinç veya mercimek sebzelere eşlik eder. Bazısına erişte veya kesme makarna ya da elde yapılan hamur parçaları da katılır.

Haydi buyrun mutfağa!

Daha fazlasını oku…