İçeriğe geç

Fava Süslü Enginar

05 Mart 2011

Enginarı favayla süslemeden önce dayanamayıp yine birkaç kelam edeceğim.

Enginar mevsimi geldiğinde anılar tatlı tatlı okşamaya başlarlar ruhumu. Yıl 1983,hamileyim ve aşerdiğim tek şey enginar. Bir zamanlar İstanbul’ da enginar yiyebilmek için nisan ayını hatta ayın sonunu beklerdik. Bana konserve yasaktı. Donmuş gıda desen henüz kendileriyle tanışmamıştık. Neyse ki kızım mayısa kadar sabretti de,  ben de birkaç enginar yiyebildim. Bu yüzden enginarın mevsimini pekiyi bilirim.

Her zaman Ege’liler bizden çok önce kavuşurlar bu çok faydalı sebzeye. Minnacık göbeğini, körpecik saplarını ve hatta yapraklarını kullanırlar. Enginarın sefasını onlar sürer.Biz

İstanbul’dakiler de ancak göbeğini tüketebiliyoruz. Artık bütün sebze ve meyveler gibi enginarı da her daim manavlarda bulabiliyorsunuz. Ben yazdan derin dondurucuya kış için depoluyorum ve mevsiminden önce almamaya çalışıyorum. Şimdi Nazilli’de alışveriş ettiğim çiftlikten turfanda enginar haberini bekliyorum.

 

Gelelim tarife:

Bu usulde servis edeceğiniz enginar yemeği sadece zeytinyağlı yemek olmaktan çıkarak çok güzel bir meze de olacaktır.

Daha fazlasını oku…

Fava

05 Mart 2011

MALZEMELER:

½ kg. kuru iç bakla  veya haşlanıp kabuğu ayıklanmış taze iç bakla*

2 adet kuru soğan

1 limon

1 kahve fincanı sızma zeytinyağı

2 çorba kaşığı riviera tipi zeytinyağı

1 çorba kaşığı toz şeker( arzuya göre artırabilirsiniz)

½ demet dereotu

Tuz

Daha fazlasını oku…

Balkabaklı Cheesecake (Pumpkin Cheesecake)

03 Mart 2011

Yeğenim Yaprak Amerika’da yaşadığı yıllarda Amerika’lı arkadaşlarından öğrenip denediği bu cheescake’i evlendikten sonra da konuklarına büyük bir istekle yapıyor. Hepimizin çok sevdiği bu tatlıyı bakalım siz nasıl bulacaksınız. Yapılış aşamasını tek tek fotoğraflayarak sizlere büyük kolaylık getirmiş. Şimdi Yaprak’ın kaleminden Balkabaklı Cheescake tarifine beraberce bakalım.

 

Daha fazlasını oku…

Teşvikiye’de NİŞ Galeri’deyiz.

03 Mart 2011

Sergi sahibi ressam ve heykel sanatçısı, çocukluk arkadaşım,  FUNDA TARAKÇIOĞLU.

1992 den beri kendi atölyesinde resim dersleri vermekte, yurt içi ve dışında sergiler  açmaktadır.( www.fundatarakcioglu.net )

Ressamlığına diyecek yoktur ama iki yıldır yeniden başladığı heykel çalışmaları yakında resimlerinin önüne geçeceğe benzer. Eserlerini buradan anlatmak pek tabii ki mümkün değil. Gidip yerinde görmek gerek. Sergi 13 Marta kadar ziyarete açık.

Sevgili Funda bu sergisinin açılış kokteylini hazırlamamı arzu ettiğinde büyük bir keyifle işe giriştim. Sergi günü aldığım olumlu eleştiriler beni çok mutlu etti.

İşte size sergiden birkaç kare… Daha fazlasını oku…

Enginar Yuvası

26 Şubat 2011

Kereviz mevsimi geçti geçiyor. Mart ayının ortasından itibaren doya doya enginar yiyebiliriz. Diyeceksiniz ki enginar zaten çıktı. Vallahi benim bu sebzelerin işine aklım ermiyor. Vaktinden önce çıkan hiçbir şeyi yememeye ve yedirmemeye son derece dikkat ediyorum.  “Sebze ve meyvelerimizin eski tatlarını neredeyse unuttuk, bir de mevsimsiz tezgâhlara çıkanlarla ne kesemize ne de sağlığımıza zarar verelim” derim. Bu konu çok derin, detaylı ve de tartışmalı bir konu, ancak ben kısaca kendi mutfağımda kullandığım malzemeleri nasıl temin ettiğimden söz etmek istiyorum.

 On yıl kadar önce bir süreliğine Antalya’dan özel olarak ‘doğal yollarla’ üretilen sebze ve meyve sevkiyatına abone olmuştum. Daha sonra İstanbul’da Cumhuriyet Köyü’nde organik tarım yapanlar da böyle bir sistem başlattılar. Bir süre de onlardan alışveriş yaptım. Derken İstanbul Kasımpaşa’da haftada bir kez kurulan Kastamonu pazarını keşfettim ve ardından organik pazarlar… Son altı aydır da Nazilli’deki İpek Hanım’ın Çiftliği’nden her hafta evimize kadar gelen, birçoğu ata tohumlarımızla yetişen ürünleri kullanıyorum. Evimde pişirdiğim ekmeğin de yediğimiz meyve sebzenin de tadı bir başka artık. 28 yaşındaki kızım bugün çiftlikten yediğimiz mandalinanın tadını bir yerlerden hatırladığını söylüyor! Artık sabahları yumurta yemek başka bir keyif bizim için.

Çiftliğin sahibi Pınar Hanım, henüz enginarı listesine almadığına göre biraz daha bekleyeceğiz sanırım. Ancak ben size geçen yazdan dondurup sakladığım son enginarlardan pişirip fotoğraflıyorum. Herkesin yapmadığı bir enginar yemeği yapmak ister misiniz? Bu tarif kolay yapılışı ile sizi,  lezzetiyle de konuklarınızı şaşırtacaktır.

 MALZEMELER:

Daha fazlasını oku…

Pratik Pizza

26 Şubat 2011

Bu pizzayı 5 dk’da hazırlayıp, 15 dk’da pişirip, toplam 20dk’da masaya getirebilirsiniz. Marketlerden hazır alabileceğiniz bir paket lavaşı buzdolabında bulundurursanız, beklenmeyen misafirler için süpriz pizzalar hazırlayabilirsiniz. Ben daha sağlıklı olması açısından kepekli lavaşı tercih ediyorum, seçim sizin.

Bu da çocuklarınızla birlikte hazırlayabileceğiniz tarifler arasında, yaparken eğlenecekler, yerken de tadına doyamayacaklar…

MALZEMELER :

Daha fazlasını oku…

Meyveleri Kıskanan Kurabiyeler

24 Şubat 2011

 

 

Kurabiyelerimizi değişik tatlarda hazırlayabilir ve çeşitli kalıplarla kesip şekil verebilir ve süsleyebiliriz. Şekerci vitrinlerinde meyve şekli verilmiş badem ezmesine sık sık rastlayabiliriz ama pastane raflarında meyve benzeri kurabiyeler görmeye hiç alışık değiliz.

 

Hazırlaması biraz uzun sürse de oldukça keyiflidir. Bugün gelin beraberce şeftaliyi kıskanan bir kurabiye yapalım, konuklarımızı ve çocuklarımızı bu mevsimde bir tabak şeftali ile şaşırtalım. İsterseniz bu işi bir tatil günü çocuklarınızla beraber de yapabilirsiniz.

 

 

 

 

Daha fazlasını oku…

Çester Tuzlu Çay Bisküvisi

24 Şubat 2011

 

 

Bugün çay saati için bir tuzlu bir de tatlı kurabiyemiz var. Önce tuzlu… Çester, ağızda dağılan tadı damağınızda asılı kalan nefis bir tat. Bir de benden deneyin lütfen…

 

 

 

Daha fazlasını oku…

Hindi Tandır

22 Şubat 2011

Bizim mutfağın penceresinden bakınca her yemeğin bir hikayesi var gördüğünüz gibi. Hindi tandırın anısını anlatınca bizim evde bu yemeği yiyen dostlardan bazıları hakkımda pek de iyi düşünmeyecekler, biliyorum. Bir keresinde bir arkadaşımın eşi bu yemeği kuzu tandır zannetmişti. Ben de hiç bozmamıştım. Arkadaş ikinci porsiyonu isterken şöyle diyordu: ’Böyle kuzu tandırını bir tek annem yapar sanırdım.’ Gel de şimdi arkadaşa yediğinin hindi eti olduğunu söyle ve adamcağızı sükûtu hayale uğrat. Mümkün mü? Bir keresinde de bu kadar kokusuz kuzuyu nereden bulduğumu sormuştular. Uzun lafın kısası tavuktan bıkanlara kırmızı etten korkanlara süper bir alternatif oldu hindi eti. Bu tarif sevgili arkadaşım Lale’den. Yapılışı kolay olduğu kadar ekonomik de olan bu yemeği siz de konuklarınıza sevdirirsiniz umarım.

Daha fazlasını oku…

Pırasalı Patates

22 Şubat 2011

Bugün mutfağımızın vazgeçilmezi patates ile zamanı geçmek üzere olan pırasanın çok farklı bir buluşmasına tanık olacağız. Bazen bir et yemeğinin yanına patates püresi veya kızartması  yerine şöyle değişik bir şey koymak isteriz ya… İşte size bu yemeği denemek için bir fırsat.

MALZEMELER:

3-4 Sap incelerinden pırasa (özellikle yeşillerini de)

½ paket dondurulmuş elma patates (yani 500gr.)

2 paket  125 gr. lık  çiğ krema

8-10 diş sarımsak*

1 silme çorba kaşığı kurutulmuş biberiye*

Tuz

Karabiber

 

 

Daha fazlasını oku…