İçeriğe geç

Bahar Böreği

23 Mart 2012

Bahar geldi ya, artık her gün ondan söz etmek istiyorum. Geç gelen ve elimizden hemen kaçıveren bu en güzel günlerin hak ettiği değeri vermeli diye düşünüyorum. Zaman, her fırsatta güneşten yararlanma, kışın uyuşukluğunu üzerimizden atıp, aynen doğada olduğu gibi canlanma zamanıdır. Doğanın canlanmasıyla yakında mutfaklarımız da kış uykusundan uyanacak ve tezgahlarımız renk renk turfanda sebze meyvelerle dolacak. Hep yazıyorum, “turfanda “ sözcüğü şimdi genç neslin tanımadığı bir sözcük. Çünkü onlar dört mevsim her sebze meyveyi bulabiliyorlar ve hangi sebze hangi mevsime aittir onu bile öğrenemiyorlar. Bu onların değil değişen dünyanın suçu. Suç diyorum, çünkü zamanında tüketilmeyen her şey faydasından çok zarar veriyor. Bu yüzden, tam da şu günlerde lütfen sebze meyve takvimime bir göz atınız derim. Bakın işte bahara daldım, böreğimi unuttum. Oysa böreği hazırlarken çektiğim fotoğrafların biri bana bahar renklerinden bir çelengi anımsattığı için, bu böreğe “bahar böreği”adını ben vermiştim. İçine koyduğum rengarenk sebzelerden sadece biberler dondurucudan çıktılar.Sebze meyve takvimi

MALZEMELER: 6 kişilik / yaklaşık 35cm. çapında bir çember yapmak için

Brokkoli, ıspanak, kabak, havuç, mantar, taze soğan, kırmızı papya biber, yeşil biber

1 ½ paket hazır kesilmiş üçgen yufka veya 4 yufkacı yufkası

75/100 gr. dil peyniri

75 /100 gr. İzmir Tulum peyniri

2 yumurta

1/2 bardak maden suyu 100 gr. erimiş tereyağı veya arzuya göre* sıvı yağ

Ben yıllardır *sıvı yağ olarak ya zeytinyağı ya da fındık yağı kullanıyorumç. Sağlıklı olması düşünüldüğünde saf zeytinyağı ve saf tereyağını öneririm.

Bu börek hazır milföy hamuru ile de yapılıyor, ancak o zaman hamur parçalarını ekleyip üçgen şeklinde kesmek gerekiyor. Tabii, o zaman aralarına hiçbir şey sürmüyor, sadece üzerine azıcık sütle çırpılmış yumurta sürerek pişiriyoruz.

Daha fazlasını oku…

Tuzlu Pasta

20 Mart 2012

Görünüşe bakarak” Bu düpedüz bir pasta” derseniz, sizi de bu tuzlu batonumu ilk defa görenler gibi şaşırtmış olurum. Zaten,  çoğumuz konuklarımızı yaptığımız ikramlarla şaşırtmak istemez miyiz? İşte bu tuzlu pasta da bunlara güzel bir örnek. Fark ettiyseniz, neredeyse bütün tariflerimin bende bir geçmişi, bir anısı vardır. Hele bugünkünün anısını anlatmadan geçersem , tarifi aldığım kişiye saygısızlık etmiş olurum. İlkokul arkadaşım Rennan Rit’in yakın tarihte kaybettiğimiz annesi, sevgili Ülker Teyze’nin benim yemek kitabıma girmiş birçok tarifinden sanırım en çok uyguladığım tarif budur. İlkokul arkadaşlarımızın anneleri biz mezun olduktan sonra da uzun yıllar sık sık görüşmeye devam etmişlerdi. Bizler de bu görüşmelere genellikle çay saatinde yetişir, sofrayı donatan nefis yiyeceklerden nasibimizi alırdık. Bütün annelerin sofrası bir yana Ülker Teyze’ninki bir yanaydı. Çay saati bitiminde defterler açılır, tarifler paylaşılırdı. Evlendiğimde annemin yemek defterinden kendime en beğendiğim tarifleri kopyalamıştım. Pasta ve böreklerin isimleri kimden alındıysa onun adını taşırdı. Hala kullandığın o defterin sayfalarında “Ülker Teyze kek”, “Ülker Teyze İstiridye Börek”, “Ülker Teyze Tuzlu” gibi başlıklara rastlayabilirsiniz. Bugün bu tarifi sizlerle paylaşarak onu da rahmetle anmış olacağım. Nur içinde yatsın.

.

MALZEMELER:

8 kişi için

16 dilim* tost ekmeği

4 çorba kaşığı kadar zeytin ezmesi

4-5 çorba kaşığı kadar *acıko veya *cevizli sos

4-5 çorba kaşığı kadar *İtalyan /Rus Salatası

1 su bardağı dolusu ve biraz fazlası *peynir kreması

Süsleme için: Arzu edilen malzemeler kullanılabileceği gibi

En çok yakışanlar; kornişon turşu, kırmızı biber, yeşil biber, dereotu, havuç vs.

* Ben  genelde esmer ekmek kullanıyorum ama bir kat beyaz bir kat esmer ekmek veya sade beyaz da kullanabilirsiniz.İstanbul için en güvenilir tost ekmeği halk ekmeğin organik olanı.

Daha fazlasını oku…

Elma Bombası

15 Mart 2012

Elma Bombası” adını verdiğim bu tatlı, son zamanlarda “makrobiyotik beslenme ve yaşam “ tarzı ile yakından ilgilenen arkadaşım sevgili Aysel’in sağlıklı ve kolay tariflerinden biri. Arkadaşım, bu yaşam tarzı ile ilgili Hollanda’da eğitim aldı ve halen kendisini bu konuda geliştirmeye devam ediyor. *Makrobiyotik yaşamı seçenlerin mutfağı, tamamen doğal beslenme esasına dayanan, yani besin değerlerine zarar verilmemiş tahıl ve bitkisel gıdalarla beslenmeyi gerektiren, beyaz etli balıklar dışında hiçbir hayvansal gıdaya ve kesinlikle beyaz şekere yer vermeyen bir mutfak. Sadece seçilen besinlere değil pişirme tekniklerine ve bunun için kullanılan kaplara da sınırlamalar getiren bu yaşam şekli tabii ki beslenmeyle sınırlı değil. Bu konuda en doğru bilgilere ulaşmak isteyen takipçilerimin “ayseltosun@gmail.com adresinden kendisine ulaşmalarını önerebilirim. Hatta önümüzdeki ay bu konuda düzenlenecek bir seminer de olacakmış. Ben de bu sayfalarda bunun bilgisini sizlerle paylaşacağım. Belki her ay bir makrobiyotik tarif “mutfakpenceremden” size gülümseyebilir. Ne dersiniz? *Makrobiyotik kelimesi, uzun yaşam anlamına geliyor.Bir ufak uyar yapmak isterim ki bu konuda internet ortamında verilen bilgilere pek rağbet etmemek gerekiyor, çünkü farklı yorumlar sistemin yanlış uygulanmasına yol açabiliyor..

 MALZEMELER: 6 kişilik -6 adet, mümkünse rengi kırmızı ve ince kabuklu organik elma. (Yani çok muntazam, üzerleri cilalanmış elmaları tercih etmiyoruz.) elma hakkında

Ben hem Starking ile hem de Amasya elması ile denedim ve gördüm ki kabuğu ince olduktan sonra Starking elma ile yapılan daha lezzetli oluyor. Ancak Amasya elması da dokusu ve boyutları itibariyle diğerinden daha çabuk pişiyor. Pişirme süresi Amasya için 35 dakika, ufak boy Starking elmalar içinse yaklaşık 45-50 dakika yeterli oluyor. Daha fazlası, elmanın çok yumuşaması ve kabuklarının dağılması demektir ki, bunu da hiç istemeyiz.

-1 kase tatlı badem, yaklaşık 150 gr. kadar

-2 kahve fincanı doğal, katkısız tahin

-2 kahve fincanı organik pekmez

-2 kahve fincanı yulaf ezmesi

Bir miktar kuru üzüm

1 tatlı kaşığı tarçın, bu da arzuya göre artabilir veya azalabilir

2 tabaka yağlı kağıt

Daha fazlasını oku…

Talaş Böreği

12 Mart 2012

Yıllar önce abonesi olduğum “Burda” dergisinden şimdi size paylaşacağım yemeğin resimli tarifini kesmişim. Sayfanın alt köşesinde derginin 1978 yılına ait olduğunu görünce inanın  hayrete düştüm. Bunca yıldır yemek kitaplarımın arasına sıkışmış kalmış bu tarifi, daha doğrusu bildiğimiz “ talaş kebabı” nın bu farklı sunumunu denememin zamanı demek ki şimdi gelmiş. Biraz cesaret isteyen bir uygulamayla bildik tariften çok daha güzel bir sunuş ortaya çıkıyor. Ben hazırlar ve fotoğraflarken oldukça keyif aldım. Bakalım siz nasıl yorumlarla döneceksiniz. Doğrusu merakla bekliyorum.

MALZEMELER:

4 kişilik

10 parça milföy hamuru

500 gr. Kuzu veya arzuya göre dana kuşbaşı

/ hindi buttan kuşbaşı da olabilir

1 kase haşlamış bezelye

1 adet küp kesilmiş, haşlanmış havuç

1 büyük kuru soğan

3 diş sarımsak

Tuz, karabiber

1 yumurta

Bir miktar temiz pelur kağıdı

YAPILIŞI:

Etimizi soğan ve sarımsak ilave ederek pişiriyoruz. Ben lezzeti içinde kalması için sadece yarım bardak su ilave ederek düdüklü tencerede pişiriyorum. Et piştikten sonra haşlanmış havuç ve bezelyemizi içine katarak 5 dakika kadar bütün lezzetlerin birbirine karışmasını sağlıyoruz. Tuz ve karabiberini ekliyoruz. Tencerede kalan suyu sos yapmak için ayırıyoruz.Çıkan bir bardak kadar et suyuna yarım bardak soğuk su daha ekliyor, 1 tatlı kaşığı nişasta ile hafifçe pişirerek koyultuyoruz. Servis yaparken sıcak olarak kullanacağız.

Pelur kağıdından, elimizde büzüştürmek suretiyle, her biri bir elma büyüklüğünde toplar hazırlıyoruz.

Milföy hamurlarımızı yanyana kaynaştırıyoruz ve bir çay tabağıyla 4 adet daire şeklinde hamur kesiyoruz.

4 adet daire de çapı, çay tabağımızın çapından yaklaşık 2-3 cm. daha büyük olan bir tabakla kesiyoruz.

Küçük olan hamurların üzerini kabarmamaları için çatalla çiziyoruz. Kağıt toplarımızı yerleştiriyoruz. Ve hamurun meydanda kalan kenarına biraz yumurta sürüyor, üzerini fotoğraftaki gibi daha büyük olan hamurla kaplıyoruz. Kenarlarını çatalla ezip, iki hamurun iyice yapışmasını sağlıyoruz. Bundan sonra üzerlerini şekilde gördüğünüz gibi süslüyoruz. Çatalla birkaç yerine ufak delik açıyoruz ki hamur hava alsın ve rahat pişsin. Bir yumurtayı 2 kaşık sütle çırpıyor, hamur toplarının üzerine sürüyoruz. Hamurlarımızı 180 dereceye ısıtılmış fırında yaklaşık 30 dakika pişiriyoruz.

Fırından çıkan hamurların biraz ılınmasını bekliyoruz. Tepelerini açıp içerideki kağıtları  yavaşça dışarıya çekiyoruz. Bkz. Fotoğraf

Bundan sonrası işin kolay kısmı. Etli harcımızı hamur kaselerin içine dolduruyoruz ve servisten hemen önce 10 dakika 180 derece sıcaklıktaki fırına sokup çıkartıyoruz.

Talaş böreklerimizi önceden hazırladığımız sosla beraber servis yapıyoruz.

Afiyet Olsun!

Şehriye Piyazı

09 Mart 2012

ŞEHRİYE PİYAZI

Ben diyeyim piyaz, siz deyin salata ama ne dersek diyelim gerçekten hem şaşırtıcı hem de lezzetli üstelik de doyurucu bu yemekle ilk karşılaşmamın benim için yine bir anısı var. Hiç unutmayacağım, iki yıl önce bu günlerdi.Sevgili yeğenim Yaprak’ın yeni ailesine “damat bohçası” götürmeye gitmiştik.Aman efendim o ne karşılamaydı, o ne sofraydı, anlat anlat bitmez. Sofrada bir kuş sütü eksikti diyebilirim. Çeşitli tatlı tuzlu ikramlar, yöresel yemekler ve bir de bu tarif edeceğim şehriyeli salata. O gün oldukça değişik bulduğum bu salatanın tarifini istemeye çekinmiştim doğrusu. Eksik olmasın sevgili Serpil Hanım geçenlerde beni kırmayarak ölçülerini göndermiş. Esasen tarifin adı ” şehriyeli tavuk salatası” veya” tavuklu şehriye salatası” ama beni tanıyanlar az çok bilir, her tarifte değiştirilebilecek bir şeyler bulurum. Bu defa da öyle oldu ve tavuk eti yerine hindi eti kullandım, üstelik ölçüyü ikiye böldüm ve yarısını da et yemek istemeyenler için yeşil mercimek kullanarak yaptım. Salatanın adını da “şehriye piyazı” olarak değiştirdim.

Bence siz de evde olan malzemelerinize ve damak tadınıza göre bazı oynamalar yapabilirsiniz. Malzemeleriniz hazırsa buyurun deneyelim.

MALZEMELER:

6-8 kişi

½ paket tel şehriye

2 su bardağı su

1 kase ince kıyım demet dereotu

1 kase ince kıyım maydanoz

Arzu ettiğiniz kadar ince kıyılmış taze soğan

1 kase salatalık veya biber turşusu

3-4 yemek kaşığı zeytinyağı

Arzu ettiğiniz kadar limon ve/ veya nar ekşisi

2 kase haşlanmış ve incecik didiklenmiş tavuk veya hindi eti

Veya et kullanmayacaksak 1 kase yeşil mercimek

YAPILIŞI:

Her şeyden önce :

-Ya kullanacağımız tavuk veya hindi etini soğan, tuz, karabiber ilavesi ve az suyla pişiriyoruz

-Ya da mercimeğimizi haşlıyoruz.

-Derince bir tavada şehriyeyi zeytinyağında pembeleştiriyoruz.

-Şehriyenin üzerine 1 + 1/2 bardak su ekleyip pilav pişirir gibi pişiriyoruz.

– Arzuya göre mercimek veya didiklenmiş etlerimizi ekliyoruz.

– Limon suyunu koyuyoruz.

– İnce kıyılmış yeşillikleri ve turşuyu ılındıktan sonra ilave ediyoruz.

-Artık zeytinyağı eklemiyoruz.

İster sıcak, ister ılık, ister soğuk servis yapabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

Şamfıstıklı Çay Kurabiyesi

06 Mart 2012

Her ne kadar çay kurabiyesi desem de ben en çok kahve yanında severim ağzınıza aldığınızda dağılan bu tatlı  kurabiyeleri. Şekersiz kahveye öyle güzel eşlik ederler ki. Ah bir de yerken kendimi tutabilsem de 1-2 tane yedikten sonra kutuyu yerine kaldırabilsem. Ne mümkün! Kendimi kötü hissetmemeyim diye daha sağlıklı olan tam buğday unu ve meyve şekeri kullanmayı tercih ediyorum ama bu da biraz züğürt tesellisi oluyor galiba.   Bir daha ki sefere bu kurabiyeyi şeker yerine organik pekmezle deneyip size yeni ölçülerini vereceğim. Bir de şunu eklemek isterim ki uzun süredir açık çiğ süt aldığımdan her hafta buzluğuma en az yarım bardak kadar süt kaymağı ekleniyor. Bu kaymakları kurabiye yaparken kullanıyorum, gerçekten nefis oluyor. Dondurucudan çıkar çıkmaz erimesine fırsat vermeden unla buluşturuyorum ve buyurun size katkısız, tereyağlı kurabiye. Eklememe gerek yok ama hatırlatayım, şamfıstığı yerine fındık da kullanılabilir.

 MALZEMELER:

200 gr. tereyağı buzdolabından çıkmış ve henüz yumuşamamış olmalı.

1 su bardağından bir parmak eksik pudra şekeri

1 su bardağından bir parmak eksik tuzsuz şamfıstığı tozu

Aldığı kadar un / yaklaşık 350 gr. civarı

Hamur kulak memesi kıvamında olup ele kesinlikle yapışmamalı

½  kase tuzsuz bütün iç şamfıstığı kurabiyelerin üzerlerine koymak için

Su bardağı ölçüsü  için   

  Daha fazlasını oku…

Apfelstrudel / Viyana Usulü Klasik Elmalı Strudel Yapıyoruz

02 Mart 2012

“Strudelsiz bir gün, yıldızsız bir gökyüzünden farksızdır” demiş bir zamanlar Avusturya kralı Franz Joseph.

Ağızda dağılan hafif çıtır bir hamur, elmaya eşlik eden nefis tarçın kokusu, romda bekletilmiş üzümlerin ve cevizin tadı da eklenince ağızınızda gerçekten Kral Franz Joseph’in dediği gibi gerçekten bir kez yediniz mi vazgeçemeyeceğiniz bir tad oluşuyor.

Hiç aklınıza gelir miydi, Strudel hamurunun tarihinin taaa Arabistan’a dayandığı? Un ve suyla yufka açma sanatı Arap ülkelerinden, Mısır’a, Suriye, Filistin ve Anadolu’ya yayılmış. Türkler’ in Macaristan’ı işgali ve ardından da Viyana’yı kuşatması ile Orta Avrupa’ya gelmiştir. O dönemde önceleri orduya dayanıklı gıda sağlamak için sıklıkla hamur işleri üretilmiş, sonraları bu iş iyice yaygınlaşarak soyluların mutfaklarına kadar girmiştir. Strudel hamuru zamanla iyice incelmiş, değişikliklere uğramış ve özellikle Avusturya Mutfağı’nın vazgeçilmez bir tatlı hamuru olmuştur. Bu hamurla, elmalı, vişneli, kayısılı ve kaymaklı börekler yapmışlardır. Ama en çok arananı elmalı olanıdır. Elmalı strudelin ilk yazılı kaydı ise 1600 lü yıllara dayanır.

Bu tatlının en önemli özelliği hamurunun çok çok ince olmasıdır. Aynen bizim baklava ustalarımızın yufkalarıyla öğündüğü gibi Avusturya’lı usta pasta şefleri de Strudel hamurlarının inceliğiyle övünürler. Çünkü bu hamurları 1 metre kadar geniş bir tezgah üzerinde incecik ve tek parça olarak açarlar içini doldurup sararlar ve sonra tepsi boyunda keserler. Bu işlem gerçekten büyük ustalık isteyen bir şeydir. Bu kadar büyük bir hamuru yırtılmadan çevirebilmek için altına önce bir çarşaf yayıyorlar ve hamuru bunun yardımıyla çeviriyorlarmış.

Bugün sizinle beraber evde elmalı Strudel yapıyoruz. Tabii bizim de yufkamız şeffaf denecek kadar ince olacak, ancak genişliği çok da önemli değil. Tepsimizin boyuna uygun bir hamur açmamız yeterlidir.

Ayrıca eğer hamur açmak istemiyorsak veya vaktimiz yoksa hazır baklava yufkası kullanarak da Strudel yapabiliriz. Ancak o zaman 6-8  kat yufkayı aralarını bolca yağlayarak kullanmalıyız ki hamur sağlam olsun ve elmaları taşısın.

MALZEMELER:

Strudel Hamuru

1 /2 su bardağı ılık su

2 çorba kaşığı erimiş tereyağı

1 yumurta

250-300 gr. beyaz un ( Eğer benim gibi tam buğday unu veya ruşeymli un kullanırsanız bu miktarı artırmak gerekiyor. Hamur elinize yapışmayacak kadar un eklemelisiniz.)

1 fiske tuz

Elmalı Harç

1 kg. mümkünse mayhoş elma / yoksa yeşil elma tercih edilir

½ bardak toz şeker

½ su bardağı sultani üzüm ( 1 saat kadar rom veya konyak içinde bekletilirse gerçeğine tam uygun lezzeti alır)

1 su bardağına yakın iri dövülmüş ceviz ( arzuya göre badem de konulabilir)

1 ½  tatlı kaşığı tarçın

Yarım limonun kabuğunun rendesi

Strudelin tamamlanması için bir miktar tereyağı ve 4-5 çorba kaşığı kadar galeta unu

Daha fazlasını oku…

Tam Buğday Unu İle Sandviç Külahı Yapıyoruz

27 Şubat 2012

Ne dersiniz, bugün şık bir sandviç yapalım mı? Evet, yanlış okumadınız sandviçler de şık olabilirler. İster çay misafirlerinize, ister okuldan dönenlere, isterseniz de canınız çektiğinde kullanmak üzere, buzdolabında veya dondurucuda bekletebileceğiniz, ister soğuk, ister sıcak tüketebileceğiniz şık sandviçler bunlar. Yolunuz pasta malzemeleri satan bir dükkana düşerse son derece ucuza temin edebileceğiniz bu külah kalıplarından muhakkak edinmenizi öneririm. Bir kere kalıplarınız elinizde olursa bunlarla çeşitli hamurlarla, bazen pasta, bazen börek, bazen sandviç yapabilirsiniz.

*İstanbul için adres vermek gerekirse, en çok çeşidin bulunduğu yer Eminönü Tahtakale girişi, veya Kadıköy/Hasanpaşa’daki pasta malzemecileri

Gelelim tam buğday unu ile sandviç hamuru tarifime;

MALZEMELER:

8-10 adet büyük külah için

Külah adedi kadar, 10 cm. uzunluğundaki alüminyum *külah kalıbı

1 çay bardağı su (standart boy bardak)

1 çay bardağı süt

3 yemek kaşığı zeytinyağı

1 adet çırpılmış yumurta

1çay kaşığı tuz

½ çay kaşığından az şeker

1 ½ tatlı kaşığı toz maya

5- 6 çay bardağı kadar tam buğday unu ( hamurunuz kulak memesi yumuşaklığında olup azıcık ele yapışır gibi olana kadar un ekleyebilirsiniz)

Üzerlerine sürmek için ayrıca 1 yumurtanın sarısı ve 2 kaşık sütü beraber çırpıyoruz.

Daha fazlasını oku…

Mısır Ekmeği İle Hamsili Tart

24 Şubat 2012

Mısır ekmeğini balık restoranlarında hamsinin yanında yemeyi severim. Bir de şöyle ustaca yapılmış olanını kahvaltıda ikram ederlerse hiç reddetmem tabii. Onun dışında bugüne  kadar kendim evde mısır ekmeği yapayım diye özel isteğim olmamıştır. Gelgelelim geçenlerde elime şöyle güzel, iri dişli  köy mısır unu geçti ve ben de Artun Ünsal’ın ülkemizin ekmeklerini anlattığı “Nimet Geldi Ekine” kitabında gördüğüm bir tarifi anımsadım ve gözümü karartıp bir tepsi mısır ekmeği yapıverdim. Tabii evdeki çeşitli ekmeklerimin yanında aç gözlülükle yaptığım bu ekmek nefis tadına rağmen fazla tüketilemedi ve büyükçe bir kısmı derin dondurucudaki yerini aldı. İki de bir bu ekmeği nasıl tüketirim diye düşünürken kendimce bir yemek uydurdum. Dondurucuya attığım ekmeğimi çıkarttım,  bir güzeeel robottan çektim, içine bir miktar tereyağı, birazcık da tam buğday unu ekleyip yeniden hamur haline getirdim. Güzelce tart kalıbına yayıp, tart dibi olarak pişirdikten sonra üzerine gelsin hamsiler…Tabii ki bu bazıları için pek bilinmeyen bir tarif olmayabilir ama benim ekmeğim değerlendi ve evimi hamsi kokutmadan güzel bir akşam yemeği yapmış oldum.

Şimdi siz bu fikri beğenir de denemek isterseniz, size en yakın, güzel mısır ekmeği yapan bir fırından hazır mısır ekmeği alıp deneyebilirsiniz. Ya da bu yazımın sonuna eklediğim mısır ekmeği tarifinden yararlanabilirsiniz.

Şimdi bakın, yine ağzınızın tadını kaçırmış gibi olmayayım ama, mısır deyince de aklıma hep GDO geliyor. Aman dikkat! Bazı şeyleri tüketmekten vazgeçmek çözüm getirmiyor. Bence top yekün bir şeylere karşı durmamız, zorla bize sunulana itiraz etmemiz, özetle, sağlıklı beslenme hakkımızı korumamız gerekiyor.

MALZEMELER:

6 kişilik

250 gr. kadar mısır ekmeği

( hazır veya evde yapılmış)

150 gr. soğuk tereyağı

3-4 çorba kaşığı tam buğday unu

1.500 kg. kadar hamsi

ayıklanıp kılçıkları çıkınca yaklaşık 250 gr. fire verecektir, kalan da bize yeterlidir.

2-3 çorba kaşığı zeytinyağı

Tuz, karabiber

Arzuya göre bir adet, hafifçe pembeleştirilmiş kuru soğan

YAPILIŞI:

Buzdolabından çıkarttığımız tereyağını robotta krema gibi çırparken içine 2-3 çorba kaşığı  tam buğday ununu katıyoruz. Ardından dilimlediğimiz mısır ekmeğini de ilave edip bildiğimiz tart hamuru kıvamına gelene kadar karıştırıyoruz. Sonra hamuru elimizde iyice yoğurup yağlanmış yaklaşık 28 cm. çapındaki kalıba iyice yayıyoruz. Tabii ki uygun boyutta dikdörtgen kalıp da olabilir. Hamurun kalınlığı yarım parmağı geçmemelidir. Kenarlarını iyice yükselttikten sonra 180 dereceye ısınmış fırında 15-20 dakika pişiriyoruz.

Bu işlemi sabahtan yapıp balığı hamurun üzerine akşamüzeri yerleştirebilirsiniz.

Tart hamurumuzun üzerine bir miktar galata unu serpiyoruz ki balıkların ıslaklığı hamuru fazla yumuşatmasın.

Kılçıkları çıkmış iyice yıkanıp süzülmüş ve yüz yüze yatırılmış hamsilerimizi zeytinyağı tuz ve karabiberle tatlandırıyoruz. Balıkların tamamını şekilde görüldüğü gibi mısır ekmekli tartın üzerine yerleştiriyoruz. (Bu arada eğer arzu ederseniz, balıkların iki katı arasına pembeleştirilmiş halka soğanları da yerleştirebilirsiniz. Çok nefis olacaktır.)

Önce fırınımızı 180 dereceye ısıtıp 15 dakika pişiriyor, ardından fırınımızın ızgara bölümünü açıp 15 dakika da sadece balıkların üzerini kızartıyoruz.

Servis şık, evde balık kokusu bırakmayan doyurucu bir yemeğimiz oldu. Yanına yeşili bol bir salata yaptık mı tamamdır.

Afiyet Olsun!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mısır Ekmeği

Bu ölçü sizi yanıltmasın, yukarıdaki tarifte bu ekmeğin sadece 250-300 gr. kadar bir kısmını kullandım.

MALZEMELER:

2 ½ su bardağı mısır unu ( piyasadaki çok inceltilmiş unları ekmek yaparken tercih etmiyoruz, )

¾ su bardağı buğday unu

¾ su bardağı ılık su

1 çay kaşığı toz şeker

1 tatlı kaşığı tuz

1 çay kaşığı kabartma tozu

1/4 çay bardağı zeytinyağı

1 çorba kaşığı yoğurt

Arzuya bağlı olarak bir çay kaşığı biberiye

YAPILIŞI:

Bütün kuru malzemeler karıştırılır. Ancak bazan kullandığımız mısır unu çok iri çekilmişse o zaman biraz ılık suda kabartmak gerekebilir.

Ilık su ve zeytinyağı ilave edilir, yoğurulurken yoğurt da eklenir.

En son biberiye eklenir.

Hamur fazla sert olduysa biraz daha ılık su eklenebilir.

Bütün karışım yağlanmış bir tepsi veya kek kalıbına konur ve üzeri baklava şeklinde çizilir.

Önceden 200 dereceye ısıtılmış fırının orta rafında 45-50 dakika kadar üzeri iyice kızarana kadar pişirilir.

Afiyet Olsun!

BORÇ/Borschtch Çorbası/ Bir Rus Mutfağı Klasiği

20 Şubat 2012

Anadolu’nun tarhana veya mercimek çorbası neyse Ruslar’ ın da Borschtch /Borç çorbası da onlar için böyle vazgeçilmez bir çorba hatta çorbadan da öte bir yemektir. Kaynaklar, hemen hemen tüm Kuzey Avrupa ülkelerinde bilinen bu çorbanın kökeninin Ukrayna olduğunu bildiriyorlar. Aşırı soğukların yaşandığı Rusya’da kışın yeşil sebzelerin donmasının önüne geçilemediği için genellikle toprak altında yetişen dayanıklı kök sebzelerle beslenilirmiş.

Bu yüzden, çoğu kırmızı pancar olmak üzere, patates, havuç, soğan ve yine kışa dayanıklı bir sebze olan lahana borç çorbasının başlıca malzemesidir. Pek tabiidir ki bu çorbanın anavatanı da oldukça geniş topraklara ve farklı kültürlere sahip olduğundan yörelere göre malzemeler de değişebiliyor. Bazı tariflerde domates ve salçaya rastlansa da bazılarında hiç kullanılmıyor. Bazıları da et ilavesiyle bu çorbayı tam bir şölene çeviriyor.

Ben kendi deneyimlerimde salça yerine doğranmış domates konservesi veya evde yapılan domates püresinden kullanmayı tercih ettim, çünkü salça ve yoğun domates kullanınca pancarın o göz alıcı rengi biraz bozulabiliyor. Ana malzemeye sadık kaldıktan sonra bu biraz da keyfe keder bir şey.

Hadi buyurun mutfağa gidelim, şu soğuk kış günleri için hem besleyici hem renkli bir çorba pişirelim.

MALZEMELER:

6-8 kişilik

8 su bardağı et suyu

3 su bardağı su

3 adet irice boy kuru soğan

3 adet irice boy pancar

200 gr. lahana

1 irice patates

Yarım tane kereviz yaklaşık 50 gr. gibi

100 gr. domates püresi

2 çorba kaşığı sıvı yağ veya tereyağı

4 diş sarımsak

½ çay kaşığı toz şeker

Tuz

½ su bardağı çiğ krema veya arzuya göre süzme yoğurt

1 demet maydanoz

2 adet defne yaprağı

Daha fazlasını oku…