Domates Bastı
Anavatanı Orta Amerika olan ancak bugün dünyanın hemen hemen her yerinde yetişen domatesin çeşitleri saymakla bitmez. Zamanla her ülkenin toprağına uyumlanarak farklı farklı çeşitleri de türemiştir. Ancak son yıllarda maalesef yerli ata tohumlarımızın yerini sıkça yabancı tohumlar aldı. Birçok sebze ve meyve gibi domatesimizin de tadını ve kokusunu arar olduk.
Bu konuda yazacak çok şey var ama ben bunun yerine domatesin faydalarından bazı örnekler vereceğim:
-
Sindirimi kolaylaştırır.
-
İdrar söktürücüdür, böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
-
Kanı temizlemeye yardımcı olur.
-
Prostat kanserini, önlemede çok etkilidir.
-
Kalp hastalıklarına karşı koruyucudur.
-
Damar sertliği ve romatizmaya iyi gelir.
-
Yaşlanmayı geciktirir. Cilde tazelik verir.
Bugünkü yemeğimiz olan domates, “Ege’lilerin deyimiyle” domat bastının malzemeleri her an elinizin altında bulunan şeyler olduğundan sıklıkla yapacağınızı tahmin ediyorum.
Kuşbaşı Tavuklu Kolay “Beğendi”
Hünkar beğenir de hanım sultan beğenmez mi? Bence pek beğenir, çünkü bu yemeğin yapılışı klasik beğendiye göre oldukça kolay olup sunumu da daha şıktır. İftar sofranızda konuklarınıza ikram edebileceğiniz bu yemeğin sindirimi de yapılışı gibi kolaydır.
Tavuk but ve göğüs karışımından oluşan kuşbaşı etlisini, yanında pilav veya börek ile ana yemek olarak servis edebileceğiniz gibi karides veya ahtapot ızgara ile yapılanını da balık yemeklerinden oluşan bir davette ara sıcak olarak kullanabilirsiniz.
Gelelim malzemelere ve yemeğimizi nasıl yapacağımıza: Daha fazlasını oku…
Şeftalili Dondurma
Bunu yazınca yaşım ortaya çıkacak ama olsun, benim çocukluğumda dondurma sokak satıcıları tarafından minik minik külahlara doldurularak satılırdı. Biz çocukken anneannem elinde çevire çevire dondurma yapardı.
Bugün düşünüyorum da bayağı güçlü kuvvetliymiş rahmetli. Çünkü bayağı zahmetli bir iş donmuş dondurmayı defalarca tekrar tekrar karıştırmak. Onun yaptığı, limonlu ve yoğurtlu dondurmanın tadı hala damağımızdadır. Bir de frigo yapardı ki yeme yanında yat!
Sıcak yaz akşamlarına en yakışan şey dondurma tabii ki, eh bir de taptaze meyve püresi işin içinde olunca, tadına doyulmaz. Ben bugün anneanneminki kadar zahmetli olmayan bir yöntemle dondurma hazırlayacağım. Takipçilerimizin “çiğ yumurta” kullanmama hassasiyetlerini de göz önüne alıp yumurtaları benmaride pişirerek bir ev dondurması, bir tür parfé yapacağım.
Ben, dondurmamı büyük bir kalıba döküp sonra dilim dilim kesmek üzere planladım ama siz eğer isterseniz minik silikon muffin kaplara dökerek de dondurabilirsiniz.
Sürprizli Zeytinyağlı Biber Dolması
Türk mutfağının en baş yemeklerindendir zeytinyağlı dolmalar. Yapılışı zahmetli, yemesi çok kolaydır mübareğin. Yaprağı, lahanası, biberi, karalahanası, pazısı, kurusu, yaşı, hepsinin sofralarımızda ayrı yeri vardır.
Saymaya kalkarsam dolma çeşitlerini sonu gelmeyecek, iyisi mi bugünkü sürprizli dolmadan söz edelim. Bildiğimiz zeytinyağlı biber dolmasından azıcık farklı bu dolma. İçinde kızartılmış minik patlıcanlar var, diğer dolmalarda olduğu gibi kuş üzümü, bir de maydanoz yok. Ama canınız isterse siz bunları da koyabilirsiniz.
Ben zaman zaman tariflerde biraz değişiklik yapmaktan yana olduğumdan mıdır, patlıcanı pirinçle çok yakıştırdığımdan mıdır bilmiyorum biber dolmasının bu şeklini denemenizi size de öneriyorum.
MALZEMELER:
10 -12 adet dolmalık yeşilbiber
1 su bardağı pirinç
2 orta boy soğan, mümkünse kabuğu kahverengi olanlardan
1 adet kemer patlıcan
1 çay kaşığı toz şeker
1çay kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı kuru nane veya bir miktar taze nane
Tuz, karabiber
1 yemek kaşığı dolma fıstığı
1 kahve fincanı kıyılmış taze dereotu
½ arzuya göre 1 limonun suyu
YAPILIŞI:
-Dolma biberlerin tepelerini kesip içlerini boşaltıp yıkıyor ve bir kenarda bekletiyoruz.
– Soğanları çok ince kıyıyor veya rendeliyoruz. Eğer robottan çekecekseniz püre olmamalarına dikkat ediniz, çünkü zeytinyağlı dolmanın soğanının hafifçe kavrulabilmesi için sulanmamış olması lazım.
-Patlıcanımızı minik küpler halinde kesiyor, tuzlu suda biraz beklettikten sonra ister kızgın yağda kızartıyoruz, istersek sadece teflon tavada azıcık yağ ile kavuruyoruz.
-Tencereye bir miktar ayçiçek veya riviera tipi zeytinyağı koyuyoruz. Dolma fıstığı ve soğanları ekleyip pembeleşene kadar kavuruyoruz. Sağlık açısından kavurmak istemiyorsak 5 dakika kadar kavurup sonra kapak kapatarak soğanları pişirmek de mümkündür. Ardından yıkanmış süzülmüş pirincimizi de katıp 5 dakika da pirinçle kavurduktan sonra limon suyu ve baharatları ekliyor,1 çay bardağı su ilavesiyle dolma içini pirinçler diri kalacak şekilde yarım pişiriyoruz. Tencereyi ocaktan aldıktan sonra içine dereotunu ve patlıcanları da karıştırıyoruz ve ılınmaya bırakıyoruz.
-Biberleri doldurduktan sonra tencereye diziyoruz ve bir kahve fincanı zeytinyağı ve 1 bardak su ve az tuz ekleyerek pişiriyoruz. Dolmaların üzerini bir tabakla örttükten sonra kapağını kapatmanızı öneririm.
Afiyet Olsun!
Patlıcan Pizzası
Çekirdeksiz minicik bostan patlıcanlarının tadı bir başka güzel olur. Közlenmiş kabuğunu şöyle bir aralarsınız, biraz tuz ekip bir parça da zeytinyağı akıtırsınız ondan sonra da bir tatlı kaşığıyla dalarsınız patlıcanın içine… Bu hafta çiftlikten taze ufak bostan patlıcanları gelince ben de doğrusu ikilemde kaldım. Ya söylediğim gibi yapıp buna değdi ona değmedi deyip patlıcanları bitirecektik ya da blog için kullanacaktım. İkincisi ağır bastı ve bugün tarifini vereceğim “patlıcan pizzası” yapıldı.
Yapılışı kolay malzemeleri her zaman ulaşılabilir olan bu yemeği ister şimdi yapın isterseniz yaklaşan ramazan akşamları için tarifini not edin, ama “bir kez deneyin” derim. Daha fazlasını oku…
Üç Meyveli Cheescake
Sıcak yaz günlerinde ancak bol meyveli ve mümkünse hamursuz pastalar yeniliyor. Cheesecake “peynir keki” da bunlardan biridir. Tarihi geçmişi Antik Yunana kadar dayanan bu tatlının tarifi zamanla bütün dünyaya yayılmış olup, bugün ülkeden ülkeye değişen çeşitli tarifleri mevcuttur. Cheesecakeler, yapımlarında kullanılan malzemelere ve üzerine dökülen soslara göre değişirler.
Pişerek yapılanı, yarı pişmiş olanı, hiç pişmeden yapılanı gibi çeşitleri vardır.
Önümüzdeki günlerde birkaç çeşidinin tarifini daha vereceğim, ancak bugün birçok denemeden sonra lezzet ve kolaylık olarak en beğendiğimi ve mevsime uygun olanını beraberce yapmak isterim.
Parti Zamanı / 3 – İçecekler ve Çikolatalı Truffle
Parti içecekleri & Ev yapımı truffle
Genellikle açık havada ve misafirlerin bir kısmının ayakta olduğu davetlerde misafirleri karşılarken bir “ hoşgeldiniz” içkisi ikram edilmesi uygun olur. Alkollü veya alkolsüz olarak sunabileceğimiz bu içkilerin yanında eğer davet bir kutlama amacıyla verilmişse bir de ağız tatlandırıcı, mutluluk verici, çikolata bulunabilir.
Bugün size 3 alkollü tarif verirken alkolsüz ikramlardan da söz edeceğim. Ama isterseniz öncelikle evde kolayca yapabileceğimiz ve istersek alkolle de tatlandırabileceğimiz bir çikolata, “truffle” yapalım.
Parti Zamanı / 2
Bugün ve daha önce verdiğim ve tabii size paylaşmaya devam edeceğim parti ikramları arasından tercih yaparak kendi menünüzü hazırlayabilirsiniz.
Yardıma gereksinim duyduğunuzda “mutfakpenceremden” in yanı başınızda olduğunu da hatırlatmak isterim.mutfakpenceremden@gmail.com
Yufkayla Sarılmış Biber Turşusu:
MALZEMELER:
Kaç adet gerekiyorsa o kadar büyük boy biber turşusu
Biber sayısına göre yufka, mesela 1 yufkadan yaklaşık 12 ila 14 adet biber sarılabilir.
Kızartmak için yağ
Daha fazlasını oku…
Parti Zamanı
Bu haftayı sıcak yaz günlerinde genellikle de açık mekanlarda verdiğimiz davetlerde yardımcı olacağını düşündüğüm denenmiş fikirlere ayırdım.
Doğa ile birlikte her şeyde yenilenme zamanı olan baharı ve ardından gelen yazı çok severim.. Bahar ve yaz ayları nişanlar, düğünler, açık havada yapılan kutlamalar zamanıdır. Kalabalık kutlamalar için çok önceden uygun yerler ayarlanır ve bütün sorumluluk mekan sahibine devredilir. Daha küçük çaplı davetler içinse bahçeler veya teraslar ayarlanır. Bazen davet sahibinin evi bile bu işe uygun olabilir. Hazırlıklar ya bir şirkete verilir ya da herkes kendi çapında bir şeyler yapar.
Organizasyonunu kendinizin yaptığı, mekanı kendinizin ayarladığı partilerin tadı da bir başka olur doğrusu. Hazırlık haftalar önce başlar. Nerede, kaç kişilik bir parti olacak? Etraf nasıl süslenecek? Davet kaçta olacak? Ve en önemlisi neler ikram edilecek? Dışarıdan hazır mı alsak? Bir catering firmasıyla mı anlaşsak? Yoksa kendimiz mi yapsak?
Sebzeli Karnıyarık
Sıcak yaz günlerinde sizin de içinizden etli sıcak yemekler yapmak gelmiyor değil mi? Hele yaklaşan uzun “Ramazan” günleri sonrası iftarda ağır yemeklerden kaçınmak gerekiyor. Zeytinyağlı ve tercihen soğuk yenen yemekler bu yıl ve önümüzdeki birkaç yıl daha iftar sofralarımızda birinci sırayı alacaklar sanırım. İşte bu yüzden önümüzdeki günlerde hep hafif yemekler vermeye çalışacağım.
Hepinizin bildiği gibi karnıyarık Türk Mutfağı’ nın en kıdemli ve kıymetli yemeklerinden biridir. İster kıymalı ister kuşbaşı etli yapılsın tadına doyum olmaz. Beni takip ettiyseniz bu yemeği yağda kızartmadan, hem sağlıklı hem pratik yapabilmek için patlıcanı ızgarada kızartarak hazırladığım karnıyarığın tarifini görmüşsünüzdür. Bugün işi daha da abartıp kıyma yerine çeşitli sebzelerle yaptığım harcı kullanarak, yepyeni ve daha sağlıklı bir karnıyarık pişireceğiz. Yok yok yanlış okumadınız kıyma yok, et yok! Haydi, dolabımızdaki tüm sebzeleri çıkartalım bakalım neler var!









